www.aysmen.com

Posts for Yaşam Tarzı Category

İçsel Sorguların Değeri

Tavsiye, Yaşam Tarzı - AysMen - 21 Mart 2019

Unutma ! “Hedefimiz sadece Kişisel Gelişim değil, hedefimiz AysMen Prensipleriyle sizleri hedeflerimize, başarıya, hayallerinize daha iyi bir yaşama ulaştırmak !”

Kendi kendine konuşanlara deli derler, yani bize bu şekilde öğretildi ama bu ne kadar doğrudur? Aslında kendi ile konuşamayanlar delidir dersek yanılmış olmayız. Kendinden haberi olmayanlar, içsel sorgu yapmayanlar, sadece dışsal duyularının zevklerinin peşinde koşa koşa ömür tüketirler. Ancak hiçbir arzu, son noktayı koymaz. Bir arzu yerine getirildiğinde, diğer bir arzu ortaya çıkar. O da yerine getirildiğinde daha büyüğü ortaya çıkar. Daha kötüsü de merdiven basamakları gibi, yukarı çıktıkça iş zorlaşır ve kazanılmış olanı kaybetmek büyük felaket getirir. İçsel sorgulama yapmayan insanlardaki tek amaç bedenen rahat yaşamak için tüm şartları sağlamak ve bu şartları çocuklarına ve torunlarına kadar genişletmek. Yani bildiğiniz ev para makam mevki sahibi olmak! Ömrün sonunda belki bir kitap yazmak. Ama bu kadar! Bunu başaranlar var başaramayanlar var. Başaranlar, dünyanın aslında hiçbir fayda sağlamadığını, gelip geçici olduğunu savunurlar. Boşa yaşanmış bir yaşam tükettiklerini itiraf ederler. Başaramayanlar ise son nefese kadar bunu başarmak için çabalarlar. Pekiyi içsel sorgularını yapanlar ne alemde?

İçsel Sorgu Nedir ve Ne işe Yarar ?

Kişisel gelişim ve kişisel olgunlaşma bizi aydınlanmaya götürür. İçsel sorgu ise bizi bu, keşfedilmemiş karanlık ormanda yol almamız için gerekli dürtüyü ve enerjiyi sağlar. Her insan dünyada belli bir enerji kapasitesine sahip olarak yaşar. Kimileri bu enerjilerini dünyevi zevkler ve ihtiraslar için harcar, kimileri ise hayat amacını aramaya adar kendini… İçsel sorgu anlamaya ve bilmeye çalışmak için yapılır. Bu dünya nedir, neden bu dünyadayız? Amacımız nedir? Nereye gidiyoruz? Nereden geliyoruz? Bu soruların her biri içsel sorgu sorularıdır. Çok derinliği olan bu soruları dışarıdaki bir insana sorarak cevap alamazsınız. Sadece kendinize sormanız gerekiyor. Evet sevgili okurlar. Sıra dışı kişisel gelişim platformumuzda, siz değerli okurlara hayata bakış açınızı değiştirecek ve kişisel gelişim yolunda sizlere rehber olacak yeni konuları açmaya devam edeceğiz.

İçsel Sorgu Nasıl Yapılır ?

Öncelikle sessiz bir yere odaya tenha bir alana gidilerek yalnız başınıza sizi rahatsız edecek hiçbir uyarıcı olmayan bir yere gitmeniz yani kendinizle baş başa kalmanız birinci şarttır. Sonrasında zihninize yukarıdaki soruları samimiyetle sormaya başlayabilirsiniz. Zihniniz bu tür sorulara alışık değildir ve hemen sıkılacaktır. Yeni görüntüler sesler getirecektir. Fakat sizi oyalama taktiğine kanmadan, ısrarla bu soruların cevaplarını almaya çalışın. Ünlü bilge Maharaj der ki; “ siz evrenin içinde değilsiniz, evren sizin içinizdedir, siz efendisiniz fakat bunun farkında değilsiniz!”. Sizce bu bilge ne anlatmak istiyor? Evren fiziksel olarak içimizde olamaz. Ama onun kaynağının fiziksel nesneler olmadığını, nihai ürünler olduğunu biliyoruz. Kaynağının enerji olduğunu da biliyoruz. Bizim kendi kaynağımızın da enerji olduğunu biliyoruz. Bizi, bir saniye önce ölmüş olan insandan ayıran hayat enerjimiz henüz çekilmemişken, bu soruları bu kaynağa yönelterek cevaplar alabiliriz. Zihnimiz bizi engellemeye çalışacak ve bizi rahatsız edecek görüntüler anılar, gelecekle ilgili kaygılar planlar getirecektir. Bu yazıdan şu sonuç çıkıyor. Zihin asla şimdiki zamanda yani anda yaşayamaz. O ya geçmişte yaşar, ya da olmayan gelecekte yaşar. Yani zihin ölüdür. Biz ise canlıyız. Geçmiş de gelecek de bizim tasarruf alanımızın dışındadır. Biz her ikisini de değiştiremeyiz. Sadece içinde bulunduğumuz durumu değiştirebiliriz. O halde zihnin bizi kuşatmasına izin vermeden, sormaya devam edelim.

İçsel Sorgular Bize Ne Kazandıracak ?

Kişisel gelişim yolunda ilerlerken, aynı zamanda kişisel olgunlaşma yolunda ilerlemiş olursunuz. İçsel sorgular, toplumla daha uyumlu yaşama, onlara ayak uydurma kaygısı taşımazlar. Bu evrende, sizin ne rol aldığınızı ortaya çıkarma kaygısı taşırlar. Zaten bu rolü anladığınızda, tüm evren ve içindekilerle ister istemez bir uyum içine girersiniz. Ama bu zorlama değil, kendiliğinden olacağı için değerlidir.

 

Continue Reading

Mark Zuckerberg’in Başarı Sırları

Tavsiye, Yaşam Tarzı - AysMen - 16 Mart 2019

Mark Zuckerberg’ın artık tanımayan kimse yok! Ama ben yine de biraz bahsedeyim.

Mark Zuckerberg Facebook’un Kurucusu ve şu anda Facebook Şirketinin %28’lık bir kısmına sahip. Mark’ın en önemli kurallarından biri Hediye etmenin hayatta ki en güzel şey olduğu. Mark 2015 yılında ki kararıyla servetinin %99’luk bir kısmını ölene kadar bağışlayacağını açıkladı.

Hepimiz hesabımızda çok para olmasını isteriz tabi ki ama yine de olmayan insanlara da yardım eli uzatmak paha biçilmez şeylerden biridir benim için yanı sonuç olarak Mark tabi ki Milyoner olarak kalacak %99`u bağışlasa bile bunu hepimiz biliyoruz ama yine de Misafirler önemli. Her Başarılı İnsan gibi Mark Zuckerberg’in de Başarı Sırları var.

Şimdi gelelim şu sarışın Mark’ın Başarı Sırlarına ;

1-Dünyada bir şeyleri değiştir

O zaten var şu zaten var diyene kadar farklı fikirlerle, çalışarak düşünerek dünyayı değiştirmemiz olasıdır Mark’ın kuralı olan bu kural benimde kurallarımdan biridir yeterince arzu edersek bunu yapabileceğimizi hepimizin bilmesi gerekiyor!

2-Onlar için çalışacağın kişileri işe al

Yani Adam diyor ki kendinizden zeki insanları işe alin ki işleriniz güzel ilerlesin.

Başarılı insanlardan toplanmış bir ekibin karşında kimse duramaz.

3-Güclü bir ekip kur!

Hazır ekipten konuşmuşken Sarışın Mark’ın sırlarından biri olan güçlü bir ekip her zaman için önemlidir doğru insanları doğru yerlere konumlandırmak başarıyı ayaklarınızın önüne serecektir.

4-Feedbacklere dikkat et ve gerekli değişiklikleri yap

Geri bildirim her zaman önemlidir bu bir nevi diğer insanların fikirlerini ve görüşlerini almaktır. Kötü olanları da görmezden gelmek ileride büyük sorunlar yaratacaktır bu yüzden hem iyi olana da emde kötü olana da dikkat etmek gereklidir.

5-Hediye Etmek en güzel tecrübedir

Kısacası diyor ki yârdim edin paylaşmak güzeldir.

6-Hatalar yap ve bunlardan ders çıkar

Bu Kuralı zaten çoğu Makalemde haykıra haykıra gözünüze vurduğum için fazla konuşmayacağım 😀 ama yine de hatalar bize öğretir ve bu öğretim bize mükemmeli sunar.

7-Önemli olan islerle uğraş

Boş vakit sakın geçirme her gün çalış! Boşa Geçmemeli bir günün bir saniye bile bu yüzden her zaman DEVAM!

8-Etrafindaki insanlardan öğren

İnsanlar bazen küçük çocuklardan bile bazı şeyler öğrenebilir. Etrafınızdaki insanlardan öğrene bildiğiniz kadar şey öğrenin bunu hepimiz yapmalıyız çünkü Bilgi = Güç! Cağımızdaki en önemli şeylerden biri Bilgidir! Diğeri ise Tecrübe!

Bilgili olanlardan bilgileri tanıdığınız tecrübeli insanlardan tecrübelerini dinleyin emin olun öğrendikleriniz kişisel gelişiminiz için çok önemli olacak!

İster Mark Zuckerberg’in Başarı Sırları’nı Örnek alın ister almayın ama unutmayın ki Her Başarı’nın arkasın da iyi bir Planlama vardır !

Continue Reading

Yaşamda Kalite Farkı

Yaşam Tarzı - AysMen - 9 Mart 2019

İnsanlar farklı farklı hayatlar sürüyorlar. Kimileri yaşanılası bir hayatı doyasıya yaşarken kimileri de tüm yaşam boyunca sürünmekten öteye gidemiyor. Pekiyi ama bu fark nereden geliyor? Zengin olanlar ve mutlu olanlar diğerlerinden daha mı üstün zekalıdır? Ya da daha mı şanslıdırlar?

Kişisel gelişim blogumuzda bu konuyu tartışıyoruz. Biraz daha derinlemesine bu konunun üzerine gideceğiz. Bilindiği gibi her insan farklı yeteneklerle donatılmış olarak geliyor. Doğuştan ressam heykeltıraş ya da bankacı ruhu taşıyanlar var. Doğuştan liderlik vasıflarını taşıyan insanlar olduğu gibi, yine doğuştan çekinik ürkek ve her şeyden kaçan bir ruh haline bürünenler de var. İşin kötüsü, gizli yeteneklerini hiç dışarı çıkarma ve onların peşinden gitme cesaretini gösteremeyen on binlerce insan var. Fırsat verildiğinde, dünyanın en iyi satış uzmanı olabilecek insanlar var. Bu insanları engelleyen güç nedir? Kader mi? Olasılıklar ve imkansızlıklar mı?

İnsanın önündeki en büyük engel, kendisidir.

İnsanı sınırlayan tek büyük güç yine insanın kendisidir. Kişisel gelişimi tamamlamayan insanlar, kişisel olgunluğu da tamamlayamazlar. Bu insanlar nereden geldiklerini, bu dünyada ne amaçla bulunduklarını, insanlığa nasıl bir katkı sağlayabileceklerini gerçekten düşünmüyorlar. Bunu düşünmedikleri için, iç dünyalarındaki tüm gizemler de kendilerine kapalı kalıyor. İnsanların öncelikli olarak iç dünyalarını keşfetmek gibi zor korkunç ama zorunlu bir sorumlulukları var. Bu amacı keşfetmeye çalışmak bazen aylar bazen de yıllar alabilir. Ama amaç keşfedildikten sonra, hangi konuda en iyi olduğunu bulduktan sonra, tüm dünya engellerini birer birer indirecektir. Tarihte bu keşfi ileri yaşlarında yapan ve milyonlarca doları 3-4 yılda kazanıp sınıf atlayan insanlar var. Albay Sanders bunlardan biridir.

Albay Tavukçu Olduğunu Keşfediyor

Albay Sanders uzun yıllar asker olarak görevini tamamlayıp emekli oluyor.Ama vasat bir yaşam sürüyor. Bir şeylerin ters gittiğini fark ediyor ve kendini sorgulamaya başlıyor. Bu dünyadaki amacım nedir? Neden mutlu değilim; ben, neyi en iyi şekilde yapabilirim? Bu sorular çok geçmeden cevap buluyor ve Albay Sanders aslında çok iyi bir tavuk pişirme uzmanı olduğunu keşfediyor. Bu işi yapmaktan büyük bir zevk alması, bu işi yaparken hiç yorulmaması, hatta bu işi yaparken dinleniyor gibi hissetmesi, onun doğru seçimi yaptığının kanıtı… Albay Sanders basit bir emekli iken, kendi karavanında tavuk pişirme tarifini satacağı lokantalar aramaya başlıyor. Onu reddeden 900’den fazla girişimci var. Acaba bu yazıyı okuyan sayın okurumuz, bu adamın yerinde sen olsaydın kaçıncı reddedişte vazgeçerdin? Fakat Albay Sanders vazgeçmiyor ve bu işin hayat amacı olduğunu keşfetmenin verdiği güç ile devam ediyor. Gerekirse tüm ABD’deki restoranları gezecek kadar enerjisi var. Sonunda biri onun tarifini ve ortaklığını kabul ediyor. Çok geçmeden, o tarifle pişirilen tavuğu yiyenler, yeni arkadaş gruplarını getiriyorlar. Sonunda Sanders milyonerler arasındaki yerini alıyor.

Herkes İyi Yaşamayı Hak eder yeter ki, Kendine İzin Versin!

O hayat amacını buldu, vasat bir yaşam sürmek istemediğine, son yıllarını refah içinde geçirebileceğine bunu başarmak için gerekli potansiyele sahip olduğuna kalben inandı ve başardı. Kişisel gelişimin zirvesini aştı ve olgunlaştı. Farklı bakış açıları kazandı. Reddedilmek onu yıldırmayıp daha da güçlendirdi. Yaşamda kalite farkını bir kader olarak görmedi. Her insan en iyi yaşamı hak eder, ben de bunlardan biriyim dedi ve sonunda tüm evren onun için çalışmaya başladı.

 

Continue Reading

Her nereyi düşlüyorsan, oraya aitsin !

Kişisel Gelişim, Motivasyon, Yaşam Tarzı - AysMen - 26 Kasım 2018

Aklındaki o yer neresiyse ve kendini nereye ait hissediyorsan işte tam ’da oraya aitsin yani her nereyi düşlüyorsan, oraya aitsin yada aitsindir ve farkında değilsindir. Belki istemediğin bir işte çalışıyorsun veya istemediğin bir hayatı yaşıyorsun ama bunun sorumlusu da sensin zaten ama bunu da söylememe gerek yok çünkü bunu zaten biliyorsun istemediğin bir işte çalışıp aslında hep hayalin olan o işi düşlüyorsan, hatta her sabah o yataktan öfkeyle oflaya puflaya kalkıyorsan. İşte sen o is `e ve iş yerine ait değilsin !

Bunun için çok az insan bir şeyler yapıyor peki sen yapacak misin ? Yoksa ÖMRÜN boyunca her gün istemsizce kalkıp o işe mi gideceksin ? Bu senin hayatin onun bunun şunun Annenin, Babanın değil ! Onların istediklerini yapmak zorunda değilsin ! Veya şuan çalıştığın işi ! Veya şuan Okuduğun bölümü bunları yapmak zorunda değilsin !?

Bu sözü sakin unutma Her nereyi düşlüyorsan, oraya aitsin çünkü insan ancak mutlu olduğu ve severek yaptığı işte başarılı olur ! Düşlerindeki yeri hedefle şimdilik belki istemediğin bir işte çalışıyor veya istemediğin bir bölüm’ ü okuyor olabilirsin ama bunu köprü olarak mi görüyorsun yani bitince hedeflerin için para biriktirme ve benzeri şeyler gibi mi yoksa gerçekten ömrün boyunca o işi mi yapmayı ? Bunu kendine sor ve hiçbir zaman hiçbir şey için geç olmadığını da unutma!

Büyük başarılar zaman alır senin ise tek yapman gereken düşlediğin ve ait olduğun o yer için savaşmak. Belki bu sadece iş hayatında değil hatta özel hayatta bile olabilir belki bu şehirde değil de başka bir şehirde yaşamak istiyorsun bunun içinde savaşmalısın ! İstemiyorsan sevmiyorsan GIT ! Nasıl gidelim elimiz kolumuz bağlı diyenlere iki çift sözüm var. Yapamam diye bir şey yoktur bu o düşlediğiniz şeyi ne kadar çok istediğinizle alakalıdır yani bunu gerçekten istiyor olsaydın şuan bile bunu okumak yerine o g*tünü kaldırıp düşlediklerin için uğraşırdın !

Ee hala duracak mısın ?

Continue Reading

AysMen Story -2-

Kişisel Gelişim, Yaşam Tarzı - AysMen - 18 Kasım 2018

AysMen Story 2’ye Hoş geldiniz dostlarım. AysMen Story 1’i okumadıysanız okumak için tıklayın. İyi Okumalar ve iyi gezinmeler 🙂


Bizim diğerleri gibi bir ton dostumuz olmadı, elimizden tutmadılar hatta tutmadıkları gibi yıkmaya çalıştılar. Bizden nefret ettiler oysaki onlara bir şey yapmadık. Kendi işimizle meşgul olduk ama düşman oldular, saygı göstermediler, inanmadılar, güvenmediler herkesi aralarına aldılar bizi almadılar. Bizler sevilmeyen çocuklarız ama işte bugün beni AysMen yapanlar bunlar içimdeki çocuğu, neşeyi öldürdüler… Sevinci mi, Aşkımı öldürdüler. Güvendim güvenimi kırdılar…Sürekli saldırdılar boş günüm geçmedi sürekli bir savaşın içindeydim. Ama yılmadım gerçekten pes edecek anlarım çok oldu ama yinede pes etmedim. Bugün olduğum konuma kendi tırnaklarımla ulaştım ve halen tek hedefim dahada yükselmek. Çünkü Başarı en güzel intikam biçimidir !

Tabi ki hala nefret ediyorlar bizden başardıkça yükseldikçe nefretleri dahada çoğaldı her yandan saldırdılar, yoluma taşlar koydular ama durmadım. Vücudum pes edecek raddeye gelmişti ama durmadım. Asla’da durmayacağım !

Bugün soğuk biriysem bunun sebebi duygularımı yok etmeme sebep olanlardır ama sakın her şeyini kaybetmiş soğuk  biri olarak görme beni ben artık YENİLMEZİM ve korkum yok.

‚Artık korkun kalmadı, özgürsün…‘

V

Bana yapılanların bedeli olmayacak mı peki?…tabi ki olacak !

‚Verilecek tek karar intikamdır. Bir kan davası, ve bir amacı var boşuna değil. Değerler ve dürüstlük vakti geldiğinde kazanacak, ve zulüm son bulacak biliyorum.‘

V

Önlerinden geçerken gözlerindeki nefreti görüyorum ama bu nefretin tek sebebi kıskançlık ama bilmedikleri şey o nefret dolu bakışların beni dahada güçlendirdiği !

Başladığımızı sanıyorlar ama biz daha başlamadık !

Continue Reading

AysMen Story -1-

Kişisel Gelişim, Yaşam Tarzı - AysMen - 13 Kasım 2018

Merhaba sevgili okuyucularım. AysMen Story diye başlattığım bu Makale grubu benim sıkıntılı ve zor zamanlarımda yazdığım birkaç kısa hikayemin ve düşüncelerimi kaleme sonra da Blog’a geçirdiğim ufak bir kategori gibi bir şey. Sizi de motive edeceğini düşünüyorum. İyi okumalar 🙂


Beni AysMen yapan kısa Hikayelerden birisi yani ! AysMen Story 1 !

Ben yağmurlu fırtınalı yollardan geldim.

Ne sizin gibiyim nede sizin gibi olacağım.

Sizler gibi kolayı veya parayı görmedim.

Her günüm zorlukla geçti !

Sizin gibi rahat olmadım !

Sizin gibi geniş veya gevşek olmadım.

Sizin gibi yetişmedim.

Sizinle aynı yerden gelmedim.

Ben bataklıktan çıktım.

Hemde nasıl biliyor musun ?

TEK BAŞIMA !

Senin yanında onlarca insan varken ben tek başıma çıktım.

Sahip olduğum her şey için savaştım ve kendim aldım.

Sizin gibi anne veya baba parası yemedim.

Ben dostça yaklaştıkça bana düşman oldunuz !?

Bu yüzdendir ki nefretim büyük !

Benim yaptıklarımı gördünüz ve görmeye de devam ediyorsunuz !

Ve s*kik sizler bana bir kelime felan edemezsiniz istediğimi yaparım istediğimi yaşarım bundan 5 sene öncesinde yanımda değildiniz şu anda değilsiniz yani bana bir şeyler söylemeye yüreğiniz yetmez !

Ha bu arada merak etmeyin zaten çoğunuzu ezdim geçtim az daha sabredin yakında hepinizin ipinizi çekicem az kaldı !

AysMen

Continue Reading

İnsanoğlu’nun Mağlubiyeti

Tavsiye, Yaşam Tarzı - AysMen - 12 Kasım 2018

Selam AysMen Blogu’nun çılgın ve hırçın okuyucuları 🙂

Gelin size biraz İnsanoğlun’dan ve güya barış dönemindeyken kaybettiğimiz savaştan bahsedeyim.

İnsanoğlu garip varlıklardır ne yapacakları belli olmayan varlıklar hislerini hatta iç güdülerini dinleyerek neler yapacağını tahmin edemeyeceğiniz varlıklar istedikleri zaman her şeyi yapabilen varlıklar. İsteseler milyonlarca güzel şey ve eğer tersini isterlerse milyonlarca kötü şey yapabilecek varlıklardan bahsediyorum. Bazı Kitaplar’da Tehlikeli varlıklar olarak geçerler çünkü yapabileceklerinin gerçekten sınırı yoktur.

Ve tabiki de böylesine güçlü varlıkları başı boş bırakamazlardı yada her istediklerini veremezlerdi işte tam’da bu yüzden bu sistemi yarattılar hepimizin uyması gereken ve çoğumuzun aynı hatta benzer özelliklere sahip olmamız gereken bir şeyler yarattılar. İlk başlarda çoğu insan buna uymak istemedi isyanlar, protestolar, baskılar, darbeler vb. şeyler oldu. Kimisi Komünistliği kimisi Milliyetçiliği kimisi Marksizm ve daha farklı şeyleri savundu ama hepsinin tek bir amacı vardı memnun olmadıkları hayatları veya sistemleri hatta politikaları değiştirmek bazı devrimler yada bazı darbeler sayesinde gerçekleşti bunlar ve insanlar bir şeyleri değiştirebileceklerinin farkına vardılar ama bunu zamanla kaybettiler şuan kaçınız bu sistemi yada politikayı yada başka bir şeyleri değiştirebileceğine inanıyor veya gerçekten buna karşı isyan etse bile değişeceğini sanıyor ? Ben sizi aydınlatayım HİÇ BİRİNİZ çünkü kaybettik …İçimizdeki o ruhu o hisleri kaybettik her şeyi kabullendik bizlere ne dayatıldıysa tamam deyip kabullendik, yargılamadık yada şikayetçi olmadık Arthur Miller‘in da dediği gibi

 

„Eskiden insanlar hayatlarından memnun olmadıklarında devrim yaparlardı, şimdi alışveriş yapıyorlar“

 

Aysmen 

Continue Reading

Acaba Modern Kölemiyiz yoksa Kendi Isteklerimizin Kölesi mi ?

Kişisel Gelişim, Tavsiye, Yaşam Tarzı - AysMen - 12 Kasım 2018

Acaba Modern Kölemiyiz yoksa Kendi Isteklerimizin Kölesi mi ? kendine bu soruyu sormaktan ÇEKİNME !

Bu Soru son günlerde aklımı çok karıştırmaya başladı arkadaşlar. Acaba Modern Köle miyiz yoksa Kendi İsteklerimizin Kölesi mi ?

Şimdi ilk bakışta herkes Modern Köleyiz deyip geçecektir. Ama işin aslına bakıldığında durum öyle değil.

Şimdi yandaki şemaya bakıldığında Özgür olmadığımızı görüyoruz.

İnsanoğlunun %80’i 8 ile 10 Saat arasında çalışmaktadır.

Buna kıyasla sadece 6 ile 8 Saat arasında uyumaktadır. Yani çalıştıkların’dan az uyuyor insanların %85’i

İşten+Uyku’dan geriye kalan süre ise boş yani özgür olduğunuz kısım. Evet yanlış okumadınız gerçekten ÖZGÜR olduğumuz hatta olduğumuz tek kısım.Peki ya gerçekten bu örnekteki 4 Saat ÖZGÜRLÜK mü ?

Bunu basit bir örnekle kolaylaştıralım.

4 Saat Boş Vaktiniz var.

1 saat işten sonra dinlediniz diyelim sonrasında 1 saat spora gittiniz ve sonrasında 1 saatte kitap okusanız yada benzer aktiviteler yapsanız bunlara bilgisayar veya Playstation oyunları da dahil. 3 saatiniz bitti bile. Geriye kalan 1 Saatiniz’le ne yapmak istersiniz ? Karınızla yada ailenizle güzel bir yemek ? yada çocuklarınız varsa onlarla vakit geçirmek ? Yada hem çalışıp hem okuyorsanız ders çalışmaya ? Bu son 1 Saatiniz’de bitince kendi kendinize ne yaptım ki şimdi ? Off, yarın tekrar çalışacağım diyeceksiniz…

Gelelim son Maddemize 2 saatlik yol. Bu veriler ortalama verilerdir tabi ki herkes’in iş yeri 2 saatlik mesafe’de değil sonuçta. Bu 1 saat yada 30 dk’da olabilir. Ama yinede zaten köle olmak için tıpış tıpış gittiğiniz bu 1 yada 2 saatlik yolun ne önemi var zaten kendiniz için değil !

Hooop ne diyorsun kardeşim ? Tabi ki de kendim için diyenleri duyar gibiyim. Hayır arkadaşım kendin için değil PARA için !

İşte tam bu nokta’da aklıma takılan soru şu acaba bizler modern köle miyiz ? yoksa kendi isteklerimizin gerçekleşmesi için köle olmayı kabul eden köleler miyiz ?

 

Emre Yılmaz´ın Genç bir iş adamına Kitabında’da dediği gibi

“Ne garip, eskiden insanları zorla köle yapardık. Şimdi seve seve geliyorlar. Kapitalizmin en göz kamaştırıcı başarısı budur.“

İnsanlar kendi istek ve arzularını gerçekleştirmek için köleliği kabul etmiş durumdalar.

İstediklerini gerçekleştirmek için ne lazım ?

-PARA

Para neyle elde edilir ?

-KÖLE GİBİ 8 İLE 10 SAAT ÇALIŞARAK !

Bir ev, bir araba,kendimize ve çocuklarımıza iyi bir gelecek isteriz ama aslında bu sadece bu sistemin kafanızda oluşturduğu İlizyondur.

Sizce de aslında istediklerimiz için köle olmuyor muyuz ?

Can Yücel ne güzel demiş;

“sabah 09.00, akşam 18.00. sonra başka mecburiyetler. sıkışıp kaldık. sırf yeme, içme, barınmanın bedeli bu kadar ağır olmamalı. hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz. bir ömür karşılığı bir ömür yani. ne saçma.”

Bu makalemi de şu son sözümle bitirmek istiyorum;

Kölelik yaparak kazandığın paraları, paşa gibi yedikten sonra tekrar köle gibi çalışmaktır aslında bu saçma düzenin tek amacı !

-AysMen

Continue Reading