www.aysmen.com

Posts for Tavsiye Category

İçsel Sorguların Değeri

Tavsiye, Yaşam Tarzı - AysMen - 21 Mart 2019

Unutma ! “Hedefimiz sadece Kişisel Gelişim değil, hedefimiz AysMen Prensipleriyle sizleri hedeflerimize, başarıya, hayallerinize daha iyi bir yaşama ulaştırmak !”

Kendi kendine konuşanlara deli derler, yani bize bu şekilde öğretildi ama bu ne kadar doğrudur? Aslında kendi ile konuşamayanlar delidir dersek yanılmış olmayız. Kendinden haberi olmayanlar, içsel sorgu yapmayanlar, sadece dışsal duyularının zevklerinin peşinde koşa koşa ömür tüketirler. Ancak hiçbir arzu, son noktayı koymaz. Bir arzu yerine getirildiğinde, diğer bir arzu ortaya çıkar. O da yerine getirildiğinde daha büyüğü ortaya çıkar. Daha kötüsü de merdiven basamakları gibi, yukarı çıktıkça iş zorlaşır ve kazanılmış olanı kaybetmek büyük felaket getirir. İçsel sorgulama yapmayan insanlardaki tek amaç bedenen rahat yaşamak için tüm şartları sağlamak ve bu şartları çocuklarına ve torunlarına kadar genişletmek. Yani bildiğiniz ev para makam mevki sahibi olmak! Ömrün sonunda belki bir kitap yazmak. Ama bu kadar! Bunu başaranlar var başaramayanlar var. Başaranlar, dünyanın aslında hiçbir fayda sağlamadığını, gelip geçici olduğunu savunurlar. Boşa yaşanmış bir yaşam tükettiklerini itiraf ederler. Başaramayanlar ise son nefese kadar bunu başarmak için çabalarlar. Pekiyi içsel sorgularını yapanlar ne alemde?

İçsel Sorgu Nedir ve Ne işe Yarar ?

Kişisel gelişim ve kişisel olgunlaşma bizi aydınlanmaya götürür. İçsel sorgu ise bizi bu, keşfedilmemiş karanlık ormanda yol almamız için gerekli dürtüyü ve enerjiyi sağlar. Her insan dünyada belli bir enerji kapasitesine sahip olarak yaşar. Kimileri bu enerjilerini dünyevi zevkler ve ihtiraslar için harcar, kimileri ise hayat amacını aramaya adar kendini… İçsel sorgu anlamaya ve bilmeye çalışmak için yapılır. Bu dünya nedir, neden bu dünyadayız? Amacımız nedir? Nereye gidiyoruz? Nereden geliyoruz? Bu soruların her biri içsel sorgu sorularıdır. Çok derinliği olan bu soruları dışarıdaki bir insana sorarak cevap alamazsınız. Sadece kendinize sormanız gerekiyor. Evet sevgili okurlar. Sıra dışı kişisel gelişim platformumuzda, siz değerli okurlara hayata bakış açınızı değiştirecek ve kişisel gelişim yolunda sizlere rehber olacak yeni konuları açmaya devam edeceğiz.

İçsel Sorgu Nasıl Yapılır ?

Öncelikle sessiz bir yere odaya tenha bir alana gidilerek yalnız başınıza sizi rahatsız edecek hiçbir uyarıcı olmayan bir yere gitmeniz yani kendinizle baş başa kalmanız birinci şarttır. Sonrasında zihninize yukarıdaki soruları samimiyetle sormaya başlayabilirsiniz. Zihniniz bu tür sorulara alışık değildir ve hemen sıkılacaktır. Yeni görüntüler sesler getirecektir. Fakat sizi oyalama taktiğine kanmadan, ısrarla bu soruların cevaplarını almaya çalışın. Ünlü bilge Maharaj der ki; “ siz evrenin içinde değilsiniz, evren sizin içinizdedir, siz efendisiniz fakat bunun farkında değilsiniz!”. Sizce bu bilge ne anlatmak istiyor? Evren fiziksel olarak içimizde olamaz. Ama onun kaynağının fiziksel nesneler olmadığını, nihai ürünler olduğunu biliyoruz. Kaynağının enerji olduğunu da biliyoruz. Bizim kendi kaynağımızın da enerji olduğunu biliyoruz. Bizi, bir saniye önce ölmüş olan insandan ayıran hayat enerjimiz henüz çekilmemişken, bu soruları bu kaynağa yönelterek cevaplar alabiliriz. Zihnimiz bizi engellemeye çalışacak ve bizi rahatsız edecek görüntüler anılar, gelecekle ilgili kaygılar planlar getirecektir. Bu yazıdan şu sonuç çıkıyor. Zihin asla şimdiki zamanda yani anda yaşayamaz. O ya geçmişte yaşar, ya da olmayan gelecekte yaşar. Yani zihin ölüdür. Biz ise canlıyız. Geçmiş de gelecek de bizim tasarruf alanımızın dışındadır. Biz her ikisini de değiştiremeyiz. Sadece içinde bulunduğumuz durumu değiştirebiliriz. O halde zihnin bizi kuşatmasına izin vermeden, sormaya devam edelim.

İçsel Sorgular Bize Ne Kazandıracak ?

Kişisel gelişim yolunda ilerlerken, aynı zamanda kişisel olgunlaşma yolunda ilerlemiş olursunuz. İçsel sorgular, toplumla daha uyumlu yaşama, onlara ayak uydurma kaygısı taşımazlar. Bu evrende, sizin ne rol aldığınızı ortaya çıkarma kaygısı taşırlar. Zaten bu rolü anladığınızda, tüm evren ve içindekilerle ister istemez bir uyum içine girersiniz. Ama bu zorlama değil, kendiliğinden olacağı için değerlidir.

 

Continue Reading

Mark Zuckerberg’in Başarı Sırları

Tavsiye, Yaşam Tarzı - AysMen - 16 Mart 2019

Mark Zuckerberg’ın artık tanımayan kimse yok! Ama ben yine de biraz bahsedeyim.

Mark Zuckerberg Facebook’un Kurucusu ve şu anda Facebook Şirketinin %28’lık bir kısmına sahip. Mark’ın en önemli kurallarından biri Hediye etmenin hayatta ki en güzel şey olduğu. Mark 2015 yılında ki kararıyla servetinin %99’luk bir kısmını ölene kadar bağışlayacağını açıkladı.

Hepimiz hesabımızda çok para olmasını isteriz tabi ki ama yine de olmayan insanlara da yardım eli uzatmak paha biçilmez şeylerden biridir benim için yanı sonuç olarak Mark tabi ki Milyoner olarak kalacak %99`u bağışlasa bile bunu hepimiz biliyoruz ama yine de Misafirler önemli. Her Başarılı İnsan gibi Mark Zuckerberg’in de Başarı Sırları var.

Şimdi gelelim şu sarışın Mark’ın Başarı Sırlarına ;

1-Dünyada bir şeyleri değiştir

O zaten var şu zaten var diyene kadar farklı fikirlerle, çalışarak düşünerek dünyayı değiştirmemiz olasıdır Mark’ın kuralı olan bu kural benimde kurallarımdan biridir yeterince arzu edersek bunu yapabileceğimizi hepimizin bilmesi gerekiyor!

2-Onlar için çalışacağın kişileri işe al

Yani Adam diyor ki kendinizden zeki insanları işe alin ki işleriniz güzel ilerlesin.

Başarılı insanlardan toplanmış bir ekibin karşında kimse duramaz.

3-Güclü bir ekip kur!

Hazır ekipten konuşmuşken Sarışın Mark’ın sırlarından biri olan güçlü bir ekip her zaman için önemlidir doğru insanları doğru yerlere konumlandırmak başarıyı ayaklarınızın önüne serecektir.

4-Feedbacklere dikkat et ve gerekli değişiklikleri yap

Geri bildirim her zaman önemlidir bu bir nevi diğer insanların fikirlerini ve görüşlerini almaktır. Kötü olanları da görmezden gelmek ileride büyük sorunlar yaratacaktır bu yüzden hem iyi olana da emde kötü olana da dikkat etmek gereklidir.

5-Hediye Etmek en güzel tecrübedir

Kısacası diyor ki yârdim edin paylaşmak güzeldir.

6-Hatalar yap ve bunlardan ders çıkar

Bu Kuralı zaten çoğu Makalemde haykıra haykıra gözünüze vurduğum için fazla konuşmayacağım 😀 ama yine de hatalar bize öğretir ve bu öğretim bize mükemmeli sunar.

7-Önemli olan islerle uğraş

Boş vakit sakın geçirme her gün çalış! Boşa Geçmemeli bir günün bir saniye bile bu yüzden her zaman DEVAM!

8-Etrafindaki insanlardan öğren

İnsanlar bazen küçük çocuklardan bile bazı şeyler öğrenebilir. Etrafınızdaki insanlardan öğrene bildiğiniz kadar şey öğrenin bunu hepimiz yapmalıyız çünkü Bilgi = Güç! Cağımızdaki en önemli şeylerden biri Bilgidir! Diğeri ise Tecrübe!

Bilgili olanlardan bilgileri tanıdığınız tecrübeli insanlardan tecrübelerini dinleyin emin olun öğrendikleriniz kişisel gelişiminiz için çok önemli olacak!

İster Mark Zuckerberg’in Başarı Sırları’nı Örnek alın ister almayın ama unutmayın ki Her Başarı’nın arkasın da iyi bir Planlama vardır !

Continue Reading

İradenin Gücü

Kişisel Gelişim, Tavsiye - AysMen - 7 Mart 2019

Kişisel gelişim platformumuzda yine çok geliştirici ve farkındalık yaratıcı konulara değinmeye devam ediyoruz. Bu günkü konumuz iradenin gücü ve dibe vuruş ilişkisi… Tamamen sıfırlanmışken, ve yanınızda sizden başka hiç kimse kalmadığı bir an düşünün. Bir çok insan bu dip noktasına hayatının belli zamanlarında vurmuştur. Öyle bir anda koca evrende yanınızda hiç kimse kalmadığında, işte bu noktada iradenin gücü ya sizde tam olarak ortaya çıkar, ya da hiç ortaya çıkmaz ve siz o dipte kalmaya devam edersiniz. İradenin gücü herkese cömert davranır ama, ona değer verenlere daha cömert davranır. En çaresiz kalınan durumda kişi, “ben bu duruma kendim düştüm, kendim çıkabilirim!” dediğinde fiziksel ve metafiziksel bir şeyler oluverir. Kişi o an için nasıl bu işin içinden çıkacağını açıklayamaz ama çıkabileceğine dair sonsuz bir güven geliştirir. Karar vermiş ve iradesini ortaya koymuştur. Bu noktadan sonra gizemli bir şekilde evrende işleyiş tersine döner. Şans kapıları açılmaya başlar. Küçük ve değersiz fırsatlar, arkasında çok büyük fırsatları saklayarak belirir. Kişi bunları değerlendirme olgunluğuna erişmiştir. Hayat o kişiyi olgunlaştırmıştır.

Dibe Vuruş

Birçok insan için çok korkunç bir durum gibi görünse de dibe vurmak bir dönüm noktası olması nedeni ile ve kişiyi kişisel geliştirme ve olgunlaştırma aracı olduğu için yararlıdır. Dibe vuruş, hayatta hiç kimsenin sözle- kitapla ya da nasihatle öğretemeyeceği şeyleri bire bir görerek ve yaşayarak öğretir. Bu nedenle tüm başarılı insanların ( sıfırdan başlayanlar) hayatlarının bir noktasında bir veya birden çok dibe vuruş zamanları vardır. Bu özel zamanlarda insanlar, birçok şeyin farkına varırlar. Bazı şeylerin değerini çok daha iyi anlarlar.

Her şey yolunda iken İrade Ortaya çıkmaz…

Hayatınızda hiçbir zorluk- direnç yokken sizi zorlayacak kararlar vermeniz gerekmez. Ortaya bir irade koyma ihtiyacı doğmaz. Bu nedenle iradenin tam olarak ortaya çıkabilmesi için böyle dibe vuruş anlarına ihtiyaç vardır.

Beynimizde Algıların açılımı olaylarla gerçekleşir !

Beynimiz ve bilinçaltımız dibi olmayan bir okyanusu andırır. Biz ölünceye kadar dahi ortaya çıkarılmayı bekleyen birçok gizemi vardır. Bu gizemlerin ortaya çıkması kendiliğinden olmaz. Hayatın kurallarından biri de budur. Ya büyük bir travma olur, ya büyük bir kaza –olay deprem ya da sizi çöküşe götürecek bir değişim olması gerekir. Her bir olay, algı dünyamızda yeni bir kapı açar. Bir olayı yaşamadan önceki düşünce ve davranışımız, bir olaydan sonra tamamen değişebilir. Bu yüzden sevgili okurlar, bilgelerin de ifade ettiği gibi, olayların iyisi kötüsü yoktur. Hepsinin bir nedeni ve yararı vardır. Mesela sigara bırakmayı asla başaramayacağını düşünen bir insan, birden bire hastalanır ve doktor kendisinin kanser olduğunu söylediğinde, bu kimsenin algısında yeni benzersiz bir ufuk açılıverir. Kişi o noktadan sonra ölüm korkusu ile mücadele eder. Sigarayı kolayca bırakır. Ama kanser öncesinde asla bu iradeyi ortaya koyamaz. Yani olaylar iradeyi törpüler.

 

Continue Reading

Kişisel gelişim nedir ?

Kişisel Gelişim, Tavsiye - AysMen - 26 Şubat 2019

Kişisel gelişim denildiğinde akla ilk gelen şey kişinin bireysel olarak dış dünyadaki zorluklara karşı direnç geliştirmesi ve inişlere- çıkışlara karşı dayanıklı bir ruh haline sahip olması için gerekli enerjiye ve motivasyona kavuşması anlamında bir takım eğitimler alması akla gelir. Bu nedenle milyonlarca kişisel gelişim üzerine yazılmış kitaplar, düzenlenmiş Seminerler ve televizyon programları vardır. Bu kitaplar televizyon programları ve Seminerler insanlara birtakım faydalı bilgiler veriyorlar ancak herkes aynı şekilde bu yayınlardan yeteri kadar faydalanmayabiliyor. Çünkü kişisel gelişim kavramı psikolojik bir kavramdır. Her insanın geçmişte yaşadığı olaylar farklı etkileri yol açtığı için aynı objeye bakan 10 tane insanın farklı farklı yorumlar yapması mümkün olmaktadır. Her insanı güdüleyecek tetikleyici faktör aynı değildir. Kelimelerin ruhsal yapımızda oluşturduğu derinlik ve sağladığı uyanış aynı değerde olmamaktadır. Yine de dünya üzerinde milyonlarca kişisel gelişim üzerine yazılmış motivasyon arttırıcı milyonlarca kitap kapış kapış satılmaya devam ediyor. Bu da bizlere gösteriyor ki insanlar gerçek bir kişisel gelişim eğitimine ihtiyaç duyuyorlar.

NLP kişisel gelişim Nero Linguistic Programming

Son yıllarda NLP kişisel gelişim Nero linguistic programming adı verilen çok özel bir program ortaya atıldı. Özellikle kişisel gelişim konusunda dünyada ses getiren Anthony Robbins isimli yazarın yazdığı 4 farklı kitap birçok insanın dünyasını değiştirmeyi başardı. Olaylara bakış açısını değiştiren bu kitaplar Aslında insanın içindeki potansiyelin her türlü sorunun üstesinden gelebilecek kadar büyük olduğunu vurgulamaktan başka bir şey yapmıyor. Öyle ki Anthony Robbins kişisel gelişim seminerlerinde uyuşturucu bağımlıları alkol bağımlıları gibi zor durumdaki insanları kor halindeki ateşin üzerinde yürütecek kadar motive edecek bir yeteneğe sahip olduğundan bu insanların yaşamında büyük değişimler olmasına yol açtı. İnsanlar kendi kendilerine ateşte yürüyebiliyorsam içkiyi de bırakabilirim ya da kumar veya uyuşturucuyu bırakabilirim düşüncesine kapıldılar ve bu düşünce ile gerçekten bu zararlı alışkanlıkları bırakmayı başardılar. Anthony Robbins kendisi şişman uzun boylu küçücük bir odada büyük bir sefalet içinde yaşamını sürdüren fakat güçlü hayalleri ve güçlü motivasyonu olan bir insandı. Şu anda bu insanın 900 milyon dolardan fazla serveti var. Kitapların gelirleri ile ve seminerleri ile elde ettiği kazancı borsada değerlendirerek katlayan Anthony Robbins herkesin kendisi gibi büyük bir potansiyele sahip olduğuna inanıyor. Fakat bu potansiyeli harekete geçirecek kıvılcıma ihtiyaç duyduklarını çok iyi kestirmiş bir insan olarak sürekli bu motivasyonu arttıracak kitaplar yazmaya devam ediyor

 

Continue Reading

Satranç ve Hayat

Tavsiye - AysMen - 30 Kasım 2018

Satranç ve Hayat falan Satranç ve Hayatın Anlamı

Geçenlerde okuduğum bir Kitap’ta Satranç ve Hayat ile alakalı güzel bir paragrafı sizinle paylaşmak istedim satranç ve hayatın bağlantısı adlı bir paragraf;

‘’Satranç hayat gibidir David.’’ Demişti babası Her parçanın kendi işlevi vardır. Bazıları zayıftır, bazıları ise güçlü. Bazıları oyunun başında işe yarar, bazıları sonunda. Ama kazanmak için hepsini kullanmak zorundasın. Aynen hayatta olduğu gibi satrançta da skor tutulmaz. On parçanı kaybedip, yine de kazanabilirsin oyunu. Satranç’ın güzelliği budur işte. İşler her an tersine dönebilir. Kazanmak için yapman gereken tek şey tahtanın üzerindeki olası hamleleri ve anlamlarını iyi bilmek ve karşındakinin ne yapacağını kestirebilmek.”

Yani kısacası hamlelerimize dikkat etmeliyiz. Sadece zeki ve çalışkan olmak başarı için yeterli değildir.

Adam Fawer,

Olasılıksız-Sayfa 108

Continue Reading

Yalnız Kalacaksın! Alışsan iyi edersin!

Tavsiye - Dengesiz Yazar - 14 Kasım 2018

Seni bilmem ama ben seviyorum galiba bu s*ktiğim’in yalnızlığını niye biliyor musun odamda olan bir koltuk var ve şu an yine ayni koltukta tek başıma oturuyorum gözlerimden yaşlar aka aka bu satırları yazıyorum ve biliyorum hatta seninde bileni istiyorum çünkü yalnız kalacaksın sende alışsan iyi edersin ama fark ettiğim ve aslında zaten farkında olduğum bir gerçeği tekrar daha acı bir şekilde fark ettim bu oturduğum koltukta hep kulaklığım da çalan müziklerle acı çekerken hep yalnızdım. Artık önemsemiyorum aslında.

Çünkü ne olursa olsun sonunda yalnız kalıyor insan istersen dünyanın en sevilen kişisi ol yine kalacaksın ! Her zamanda kalacaksınız ! O yüzden öğrenin şu s*ktiğim’in hayatında yalnız kalmayı !

Ama yemin ediyorum bu koltuk bir gün güldüğüm güzel günleri de görecek…o zamana kadarda her gün acı çeksem de dayanacağım….daha doğrusu dayanmaya çalışacağım….

Cidden önemsemiyorum bu duvarların üstüme gelişini yada şu anlık olan umutsuzluğu, ümitsizliği. Biliyorum bu duygu geçecek birazdan tekrar güçlenip kalkacağım. Tekrar sinirleneceğim, hırslanacağım, dinlediğim şarkılar melankolik bir anda motivasyon veren müzikler olacak. Bu güne kadar başardıklarımı düşüneceğim ve yeniden kalkacağım.

Beni bitirmek isteyenlere inat tek başıma da olsam yine de düşmemi ve kaybetmemi bekleyenleri sevindirmeyeceğim !

Unutma ! Güçlü olmak istiyorsan yalnız kalmayı da yalnız savaşmayı da öğreneceksin çünkü herşeyin sonunda yine yalnız kalacaksın !

Continue Reading

TAVSİYE NOTLARI 1

Tavsiye - AysMen - 14 Kasım 2018

1-ERKEN KALK !

Uyku sana ve hayallerine bir şey getirmeyecek. Fazla uyuma, eksikte uyuma vücudun dinlensin, ama tembelleşme !

Efsane olmak istiyorsan erken kalkmak zorundasın atalarımız boşuna erken kalkan erken yol alır dememiştir erken kalktığında işlerini de ona göre erken bitirip kendine vakit ayırabilirsin yani başarının temel taşlarından biri erken kalkmaktır !

2-AZ KONUŞ !

Fazla konuşmakla gereksiz konuşmak benim için aynı şeylerdir fazla konuşma az ve öz konuş. Ne çok konuşup boş konuş nede çok az konuşup anlaşılmaz olma ama çok konuşmaktansa az ve öz konuş ve şunu unutma ne kadar az konuşursan insanlar o kadar çok düşüncelerini merak ederler ! Etrafta sürekli konuşan insanlar gibi sıradan olmazsın ! Unutma AysMen Prensiplerinden biride asla STANDART BİRİSİ OLMAMAK !

3-HEDEFLERİNE ODAKLAN !

O bunu demiş şu şunu demiş veya bir sürü AysMen prensiplerine düşman olan insanların şu standart lafları olan yapamazsın,edemezsin, zaten yapıldı, olmaz, başaramazsın diyenleri artık kenara bırak ! Ve sadece Hedeflerine odaklan ! Unutma hedeflerine kitlendiğin sürece üzerine dahada çok gelecekler ve yapamazsın diyecekler bunlara sakin ama sakin kulak asma !

4-ZAMAN KAYBETME !

Ne için çalıştığını unutup saçma sapan eğlencelere boş geçirilen vakitlere kendini kaptırma sana eğlenme demiyorum ama abartma dinlenme demiyorum ama evde kös kös oturma hedeflerin için harcaman gereken zamanı başka şeylere harcama !

5-SAĞLIKLI YAŞA !

En önemli şeyler’den biri olan sağlığına her zaman dikkat et sonunda hiç bir şey onun kadar önemli olmayacak biliyorum AysMen prensiplerin de gerekirse vücudun tükenene kadar çalışmak var ama sağlığını heba etmemelisin ! Sağlıklı şeyler ye ! Spor yap ! kendine bak sakın ama sakın sağlığını ikinci plana atma !

6-OLUMSUZ DÜŞÜNME !

Umutlarının bile tükendiği anda olumsuz düşünme. Olumsuzluk sana daha fazla olumsuzluktan başka bir şey getirmez kendine gel o anlarda kendini silkele ve şöyle de “Bir gün başaracağım ve bunun için çalışacağım” bu makalemin de son bir AysMen prensibiyle bitirmek istiyorum !

 

Kaybetmekten korktuğun hiçbir savaşı kazanamazsın !

Continue Reading

İnsanoğlu’nun Mağlubiyeti

Tavsiye, Yaşam Tarzı - AysMen - 12 Kasım 2018

Selam AysMen Blogu’nun çılgın ve hırçın okuyucuları 🙂

Gelin size biraz İnsanoğlun’dan ve güya barış dönemindeyken kaybettiğimiz savaştan bahsedeyim.

İnsanoğlu garip varlıklardır ne yapacakları belli olmayan varlıklar hislerini hatta iç güdülerini dinleyerek neler yapacağını tahmin edemeyeceğiniz varlıklar istedikleri zaman her şeyi yapabilen varlıklar. İsteseler milyonlarca güzel şey ve eğer tersini isterlerse milyonlarca kötü şey yapabilecek varlıklardan bahsediyorum. Bazı Kitaplar’da Tehlikeli varlıklar olarak geçerler çünkü yapabileceklerinin gerçekten sınırı yoktur.

Ve tabiki de böylesine güçlü varlıkları başı boş bırakamazlardı yada her istediklerini veremezlerdi işte tam’da bu yüzden bu sistemi yarattılar hepimizin uyması gereken ve çoğumuzun aynı hatta benzer özelliklere sahip olmamız gereken bir şeyler yarattılar. İlk başlarda çoğu insan buna uymak istemedi isyanlar, protestolar, baskılar, darbeler vb. şeyler oldu. Kimisi Komünistliği kimisi Milliyetçiliği kimisi Marksizm ve daha farklı şeyleri savundu ama hepsinin tek bir amacı vardı memnun olmadıkları hayatları veya sistemleri hatta politikaları değiştirmek bazı devrimler yada bazı darbeler sayesinde gerçekleşti bunlar ve insanlar bir şeyleri değiştirebileceklerinin farkına vardılar ama bunu zamanla kaybettiler şuan kaçınız bu sistemi yada politikayı yada başka bir şeyleri değiştirebileceğine inanıyor veya gerçekten buna karşı isyan etse bile değişeceğini sanıyor ? Ben sizi aydınlatayım HİÇ BİRİNİZ çünkü kaybettik …İçimizdeki o ruhu o hisleri kaybettik her şeyi kabullendik bizlere ne dayatıldıysa tamam deyip kabullendik, yargılamadık yada şikayetçi olmadık Arthur Miller‘in da dediği gibi

 

„Eskiden insanlar hayatlarından memnun olmadıklarında devrim yaparlardı, şimdi alışveriş yapıyorlar“

 

Aysmen 

Continue Reading

Acaba Modern Kölemiyiz yoksa Kendi Isteklerimizin Kölesi mi ?

Kişisel Gelişim, Tavsiye, Yaşam Tarzı - AysMen - 12 Kasım 2018

Acaba Modern Kölemiyiz yoksa Kendi Isteklerimizin Kölesi mi ? kendine bu soruyu sormaktan ÇEKİNME !

Bu Soru son günlerde aklımı çok karıştırmaya başladı arkadaşlar. Acaba Modern Köle miyiz yoksa Kendi İsteklerimizin Kölesi mi ?

Şimdi ilk bakışta herkes Modern Köleyiz deyip geçecektir. Ama işin aslına bakıldığında durum öyle değil.

Şimdi yandaki şemaya bakıldığında Özgür olmadığımızı görüyoruz.

İnsanoğlunun %80’i 8 ile 10 Saat arasında çalışmaktadır.

Buna kıyasla sadece 6 ile 8 Saat arasında uyumaktadır. Yani çalıştıkların’dan az uyuyor insanların %85’i

İşten+Uyku’dan geriye kalan süre ise boş yani özgür olduğunuz kısım. Evet yanlış okumadınız gerçekten ÖZGÜR olduğumuz hatta olduğumuz tek kısım.Peki ya gerçekten bu örnekteki 4 Saat ÖZGÜRLÜK mü ?

Bunu basit bir örnekle kolaylaştıralım.

4 Saat Boş Vaktiniz var.

1 saat işten sonra dinlediniz diyelim sonrasında 1 saat spora gittiniz ve sonrasında 1 saatte kitap okusanız yada benzer aktiviteler yapsanız bunlara bilgisayar veya Playstation oyunları da dahil. 3 saatiniz bitti bile. Geriye kalan 1 Saatiniz’le ne yapmak istersiniz ? Karınızla yada ailenizle güzel bir yemek ? yada çocuklarınız varsa onlarla vakit geçirmek ? Yada hem çalışıp hem okuyorsanız ders çalışmaya ? Bu son 1 Saatiniz’de bitince kendi kendinize ne yaptım ki şimdi ? Off, yarın tekrar çalışacağım diyeceksiniz…

Gelelim son Maddemize 2 saatlik yol. Bu veriler ortalama verilerdir tabi ki herkes’in iş yeri 2 saatlik mesafe’de değil sonuçta. Bu 1 saat yada 30 dk’da olabilir. Ama yinede zaten köle olmak için tıpış tıpış gittiğiniz bu 1 yada 2 saatlik yolun ne önemi var zaten kendiniz için değil !

Hooop ne diyorsun kardeşim ? Tabi ki de kendim için diyenleri duyar gibiyim. Hayır arkadaşım kendin için değil PARA için !

İşte tam bu nokta’da aklıma takılan soru şu acaba bizler modern köle miyiz ? yoksa kendi isteklerimizin gerçekleşmesi için köle olmayı kabul eden köleler miyiz ?

 

Emre Yılmaz´ın Genç bir iş adamına Kitabında’da dediği gibi

“Ne garip, eskiden insanları zorla köle yapardık. Şimdi seve seve geliyorlar. Kapitalizmin en göz kamaştırıcı başarısı budur.“

İnsanlar kendi istek ve arzularını gerçekleştirmek için köleliği kabul etmiş durumdalar.

İstediklerini gerçekleştirmek için ne lazım ?

-PARA

Para neyle elde edilir ?

-KÖLE GİBİ 8 İLE 10 SAAT ÇALIŞARAK !

Bir ev, bir araba,kendimize ve çocuklarımıza iyi bir gelecek isteriz ama aslında bu sadece bu sistemin kafanızda oluşturduğu İlizyondur.

Sizce de aslında istediklerimiz için köle olmuyor muyuz ?

Can Yücel ne güzel demiş;

“sabah 09.00, akşam 18.00. sonra başka mecburiyetler. sıkışıp kaldık. sırf yeme, içme, barınmanın bedeli bu kadar ağır olmamalı. hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz. bir ömür karşılığı bir ömür yani. ne saçma.”

Bu makalemi de şu son sözümle bitirmek istiyorum;

Kölelik yaparak kazandığın paraları, paşa gibi yedikten sonra tekrar köle gibi çalışmaktır aslında bu saçma düzenin tek amacı !

-AysMen

Continue Reading