www.aysmen.com

Posts for Kişisel Gelişim Category

Sevgi ve Nefret Nedir ?

Kişisel Gelişim, Yaşam Tarzı - Olympos Fedåisi - 18 Mayıs 2019

Kişisel gelişim eğitimlerinde, karma karışık olan duygularımızın ve yanlış anlamlandırılan duyguların iyice ayırt edilmesi gereklidir. Bu duygulardan en sık yaşanan iki önemli kavram üzerinde durmak istiyoruz. Sevgi ve nefret! Sevgi ve nefret birbirinden ayrılmayan iki zıt kutuplu duygudur ve insanlığın var oluşundan bu yana hep varlığını sürdüre gelmiştir. Sevginin tek başına nefret olmadan sürdürülmesi imkansızdır. Nefretin de her an sevgi enerjisine dönüşmesi mümkündür. Bu çok güçlü iki duygu her an birbirine dönüşebilmektedir. Sevgiyi isteyip nefreti istememek lüksümüz yoktur. Bu evrende dualite gereği ikisi birlikte gelir.

Sevginin Rengi

Hele ki günümüzde sevgi kavramının rengi çok uçuklaştı. Nefrete pek kimse karışmıyor ve o, keskinliğini sürekli korumuştur ancak sevgi üzerinde yontma çalışmaları hep yapılagelmiştir. Bunun temel nedenine indiğimizde şunu görebiliyoruz. Sevgi, karşısında hiçbir gücün dayanamayacağı çok büyük bir güçtür. Bu güç yapıcıdır ama diğer tüm duygulardan daha güçlüdür. Bu gücün azameti tüm gelmiş geçmiş insanları korkutmuştur. Dağları delme azmini Ferhat’a veren şey, nefret değil sevgi idi. Mevlana’yı delicesine Şems’e bağlayan ve Mesnevi’yi yazdıran şey sevgi idi. Delicesine birine aşık olan bir insanda meydana gelen içsel ve dışsal değişimler ve dönüşümlere baktığınızda baş edilemeyecek bu dönüşümün hiçbir şekilde kontrol altına alınamaması, sevginin gücü karşısında çaresiz kalınmasının sonucudur. İlahi sevgi de aynen böyledir. Leylanın peşinden koşturan sonra da ilahi kanala yönelen sevgi de aynı sevgidir.

Örnek verecek olursak;

Sizin aileniz çok köklü ve zengin olsun. Tek bir oğlunuz vardır ve gider bir fakir kıza sırılsıklam aşık olur. Onu dizginlemeye çalışır, sevgisini yontmaya çabalarsınız. Davulun bile dengi dengine çaldığını her fırsatta hatırlatır ve herkesin haddini bilmesi gerektiğinden dem vurursunuz. “Zengin biri isen, zenginliğine layık zengin bir ailenin kızı ile evlenmek sanki genel bir kuraldır. Bilim teknoloji çağında da kural budur, 1500’lü yıllarda da kural bu idi. Değişen şey, sahneler ve oyuncular olmaktadır. Fakat hikayemizdeki gencimizin aşkı-sevgisi dizginlenmeye çalışıldıkça onun daha da büyüdüğünü ve kontrolden tamamen çıktığını görürüz. Klasik bir senaryodur ve hayatın birebir içinden gelmiştir. Genç sevdiği kıza kavuşmak için hiçbir engel tanımayacaktır. Sevgi, ondan alınmaya çalışıldıkça daha da güçlenecektir. Her şey sarpa sarar. Çatışmalar başlar.

Nefret mi Güçlüdür yoksa Sevgi mi Güçlüdür ?

Sevgi ve nefret kıyaslandığında, nefret duygusu ise o kadar şiddetli değildir. Onu bastırmak için biraz korku malzemesi kullanmak yeterlidir. Çok büyük bir nefretle birisine zarar vermek isteyen bir insanın nefretini bastırmak için o insanı korkutmak veya sakinleştirmek yeterli olabilir. Hatta nefret –kızgınlık kendi kendine sönebilecek bir yapay duygudur. Varlığımızın özünde yeri olmayan, sonradan kazanılan bir duygudur. Ama seveni korkutamazsınız. O korkarsa da sevgisinin peşinden gider. Ama nefret eden, yeterince korkarsa nefretinin peşinden gitmekten vazgeçebilir. Ne kadar yontulmaya çalışılırsa çalışılsın sevgi, daima esas kaynaktan geldiği için, nefretten ve onun türetilmiş negatif hislerinden çok daha güçlüdür. Sevgi evreni yaşatan güçtür. Eğer Allah (c.c) bizi sevmese idi, evrenin bir anda felakete, muazzam nükleer patlamalara maruz kalmasını dileyebilirdi. Hiçbir güç de buna engel olamazdı. Evreni dahi ayakta tutan güç, nefret değil sevgidir. Fakat sevginin gücünden herkes içten içe korkar. Tüm planları kuralları yok sayabilen sevgi, bir insanda ışıldamaya başladığında bu insanın sevgisi karşısında durmak mümkün olmaz. Bir kızı bir erkeği ya da bir fikri sevmeye başladığınızda, birdenbire kimyanızda değişimler meydana gelir. İçiniz içinize sığamaz. Aşk dediğimiz o ulvi duyguyu hissetmeye başladığınızda, mantık biraz gerilere itiliverir. Kalp ön plana yerleşir. Tutarsız hareketler davranışlar sergileyebilirsiniz. Tüm varlığınız muazzam bir dönüşüm içine girer. Yaşadığınızı hissedersiniz. Dünyaya ve içindekilere farklı bir gözle bakmaya başlarsınız. Sevgi hissiyle gelen yardımlaşma, merhamet, dünyaya ve içindekilere duyulan iyi dilekler tavan yapar. Ancak sevgi ve aşk bir kelebeğin dokunuşu gibi narin ve kısa süreli olabilir. Yani sevginin gelmesi, onun sonsuza kadar kalacağı anlamına gelmez. O geldiğinde, bazı şeyleri hazır tutmanız gerekir. Sevdiğiniz insanla birlikte, sevgiyi en iyi şekilde misafir etmek için hazırlıklarınız olmalıdır. Sevgi özgürlüğünden asla ödün vermez mesela. O geldiğinde pencereleri açık tutmalısınız. Uçup gitmek istediğinde kolayca uçup gidebilmelidir. Özgürlüğü sever O! Sevdiğiniz insan ile sizin aranızda şiirsel bir bağ kuruluverir ancak, sevgiyi kullanarak sevdiğiniz kişiyi sahiplenmenizi istemez. Ona özgür alanlar bırakmanızı ister. Dilediğinde, sevdiğiniz insan yalnız kalabilmelidir. Dilediğinde, sizin içinde olmadığınız aktiviteler paylaşımlarda bulunabilmelidir. Zaman zaman sizi terk edip gidebilmelidir. Sizi daha çok özleyip daha da şiddetle sevebilsin diye… Sevdiğiniz insana özgür bir alan bırakmalısınız. O alan sadece ona ait olmalıdır. Zaman zaman o alana çekilerek tüm dünyadan kendini soyutlayabilmelidir. Sevgi tüm bunlara dikkat eder. Sahiplenme dozunu arttırdığınızda Sevgi kelebeğinin kanatlarını açıp hoşça kal bile demeden gittiğini görürsünüz. Sonra çiftler arasında sevgi kalmayınca, kavga başlar. İncir çekirdeğini doldurmayacak nedenler ortaya atılır ve bunlar beslenerek büyük tartışmalar kavgalar haline çevrilir. Birliktelik eskimişse, ve çocuk gibi ürünler verdiyse, bu kez sevginin yerini tutmaya çalışacak sorumluluk duygusu ile birliktelikler sürdürülmeye çalışılır. Buna bir de gelecek kaygısı geçim sıkıntısı, nafaka, çocuklardan ayrı kalma korkusu eklediniz mi, birlikteliği devam ettirmek her iki tarafın da işine gelecektir. Sevgi olmadan yarım yamalak bağlarla yürütülecek bir yuvanın tüttürdüğü ocağın ışıkları bile daha cılız olur. O halde yan ürünleri değil de sevgiyi beslemeye gayret etmek en iyisidir. Sevgi geldiğinde, onu hak ettiği gibi karşılamak gerekir. Ne de olsa bu dünyada bizleri bir arada tutan tek bağ sevgi bağıdır.

Bir Ağaç Kadar Sevebilmek

Ağaçlar belli bir süre büyümek için ve olgunlaşmak için sabırla beklerler. İçeride harıl harıl bir çalışma vardır. Ağaç büyüyüp olgunlaştığında meyvelerini vermeye başlar. Meyvelerini verirken, “Ali sen al Mahmut sen alma !” demez. Sessizce ve cömertçe leziz meyvelerini verir. Bir gül de kokusunu dağıtırken aynı cömertliği gösterir. Kokusunu yaymak için fırsat bulduğunda tüm çiçekler dünyaya güzel kokularını hesapsız yayarlar. Bir ağacın ve gülün cömertliği kadar cömertlik ve sevgi sahibi olabilen bir insan ne mutlu bir insandır!

 

Continue Reading

Hatalar

Kişisel Gelişim, Tavsiye - AysMen - 8 Mayıs 2019

Kişisel gelişim blogumuz da bugün ki konumuz hatalar, hatta hatalarımız.

Hatasız insan yoktur, hatasızım her şeyi çok iyi yapıyorum veya yaptım diyen insanların çoğu yalan söylüyordur. Hatalar bize aslında olmamız ve yapmamız gerekenleri öğretir. İnsanlar hatalarla gelişir. Mesela bundan yıllarca önce yaptığınız bir hatayı ele alalım çok pişman olduğun bir hata bu hatayı tekrarlamayacağını ikimizde biliyoruz, çünkü pişman oldun ve bundan ders çıkardın. Bazı şeyleri denerken de birçok hata yapabilirsin ama HAKAN: Muhafız’da Faysal Bey´in dediği gibi Hata yap bir değil birden fazla hata yap hata yaptıkça büyüyeceksin ve bir gün gelecek tecrübe denilen şeyin bütün bu hataların toplamı olduğunu anlayacaksın.

Hatalar denediğinizi, denediğimizi ve bir şeyler yapmaya çalıştığımızı gösterir. Bazı hatalar belki çok büyük olabilirler ve hatta bizi baya üzebilir, sinirlendirebilir ve yıpratabilir ama önemli olan bu değildir önemli olan bu hataları nasıl değerlendireceğimizdir ve nasıl devam edeceğimiz nasıl ilerleyeceğimizdir zaten hataların güzel yani budur insan sürekli hata yaparak öğrenir. Belki bazı insanlarda da hatalar yaptınız. Birini sevdiniz ve o kişi sizi aldattı yada sizi incitti. O kişiye sakın sinirlenmeyin aksine teşekkür edin çünkü o kişi sayesinde böyle bir hataya veya onda gördüğünüz şeylere tekrar düşmeyeceksiniz tekrar inanmayacaksınız işte tecrübe dediğimiz şeyde bu insanların bir şeyleri deneyerek öğrendiği gerçekler yada gelin biz buna insanların bir şeyleri deneyerek öğrendiği acılar ve tecrübeler diyelim.

Makalemi ufak bir örnekle bitirmek istiyorum dostlarım, Cornetto`nun külahtaki dondurmasını ve tabanındaki çikolatayı hepimiz biliyoruz. Bu aslında başlı başına bir hatadır. Cornetto külahının tabanındaki çikolata üretim hatasıdır. Çikolata kaplamasının külahın altına akmasıyla olmuştur. Mühendisler bu üretim hatasını çözdü ancak insanlar arasında çok popüler olduğu için muhafaza edildi. Yani anlayacağımız şu ki sevgili okuyucular belki bugün hata olarak gördüğünüz şey, yarın minnettar olacağınız bir şeydir. Bilemezsiniz….

Hatalar iyidir. Hepinize hatalı günler dilerim 🙂

Continue Reading

Samimiyet ve Menfaatler

Kişisel Gelişim, Yaşam Tarzı - AysMen - 3 Mayıs 2019

Benim için Kişisel gelişim`in en önemli yapı taşlarından biri insanları tanımaktır, yani onların ne istediklerini bilmektir ve ona göre hareket etmektir. Konumuz samimiyet ve menfaatler yani bir çok insan size karşı samimi davranıyor hatta çok iyi davranıyor olabilir bu kişilerin samimiyetine gerçekten inanmak sizce mümkün mü ? Samimiyet ve menfaatler altında ne anlamalıyız peki ?

İnsanların çoğu kötü ve çıkarcı diye hepsini bir torbaya koyun falan demiyorum ama her hareketin arkasında bir neden olduğunu bilin ve bunu sorgulayın çünkü aileniz dışında hiç kimse sizin için karşılıksız bir is yapmaz. Belki size yardım ediyor gibi gözüküyorlardır hatta o kadar iyi oyuncudur ki bazıları sanki aileniz sanırsınız bu yüzden sizin için yaptığı çoğu şeyi karşılıksız sanırsınız ama öyle olmaz. Bu yüzden dikkatli olmakta her zaman fayda vardır. Çünkü insanların hepsi menfaatleri için yaşarlar. Bazıları sırf istediklerine ulaşmak için suçsuz insanları bile ezerler.

Çıkar ilişkisi

Samimiyet ve menfaat ilişkisinin en belirgin yani çıkar ilişkisidir. İnsanların nerden bakılsa hepsi çıkar için yasar bir insanın bir insana çıkarı olmadığı halde iyilik yapması gerçekten düşük bir ihtimaldir. Bu yüzden her hareketin arkasında her samimiyetin arkasında yatan menfaatler vardır. Bugün size gülen bir insanın yarin sizin en büyük düşmanınız olabileceğini zaten size anlattım ve bunu artık biliyorsunuz. Ama şuana kadar söylemediğim şey çıkar ilişkisi size gülen herkesin bir çıkarı olduğunun farkına varmalısınız belki sizden elde etmek istediklerini hemen elde etmez bu belki aylar hatta seneler sürer bazıları da yüzünüze vurur yaptıklarını. Konumuza dönmek gerekirse artık kimseye güven kalmadığından dolayı, herkesin samimiyetinin altında bir şeyler aramamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü insanların çoğu artık arkadaşlık ve dostluk yerine çıkar ilişkilerine yönelmiştir. Size tavsiyem şu sevgili okuyucularım size paranoyak olun falan demiyorum ama her herkese de güvenmeyin ve insanların size olan samimiyetlerine güvenmeyin.

Makalemi Mehmet Akif Ersoy´un şu sözleriyle bitirmek istiyorum;

“Aldanma insanların samimiyetine, menfaatleri gelir her şeyden önce. Vaat etmeseydi Allah cenneti, o`na bile etmezdi secde”

Mehmet Akif Ersoy

Continue Reading

En İyi Güdüleyiciler

Kişisel Gelişim, Tavsiye - AysMen - 8 Nisan 2019

Hayatımızda yaptığımız her şeyi yapmadan önce o işi yapmak üzere güdülenme adı verilen bir tetikleme olayı sonucunda işi gerçekleştiririz. Güdülenme olmadan hiçbir iş yapmayız. Su içmek için bile güdüye ihtiyacımız vardır. Bu durum insanlarda olduğu gibi hayvanlarda da böyledir fakat hayvanlardaki güdüleme bizimkimizden çok daha güçlüdür. Güdüleme içten gelir ama insanlarda kalıplar ve inançlarla değişime uğrar. Beynimiz sürekli hoş olanı ister. Hoş olan ve bize hoşluk verene odaklanır ve onu arzuladığında biz de onu elde etmek için çabalarız. Bazen de beynimiz bize hoşluk vereni elde ettiğimizde bunu elimizden alacak şeyleri engellemek için bizi güdüler. Yani var olanı kaybetme korkusu da iyi bir güdüleyicidir.

Arzular ve korkular iyi birer güdüleme uzmanıdır. İnançlar ise bunların ayarları ile oynar. Pekiyi ya beynimiz ya da hayatımızı algılayış biçimimiz yanlış ise ? Sevgili okurlar bu noktaya da sorgu ve farkındalıkla varılır. Eğer kişi kendisini güdüleyen arzuların ve korkuların kaynağının, var oluş özümüzde yer almadığını bir kez görebilirse, bundan sonra onu güdüleyecek bir şey kalmaz. Yani kişi dünyadan elini eteğini çeker. Arzular yapay değildir ama korkuların hepsi yapaydır. Arzular bastırıldığında bilinçaltında kaynamaya başlarlar. Onlar tatmin edildiğinde ise asla sonu gelmeyen bir yolculuk ve arayış başlar. Korkuların fısıltılarına kulak verildiğinde, insan; hareket, eylem, cesaret atılganlık yeteneklerini kaybeder. Korkular tamamen kulak arkası yapıldığında ise belaların arkası kesilmez.

Nereye Varıyoruz?

Arzular ve korkular biz insanoğlunun var oluş kaynağından gelmiyor. Zihne sonradan programlanıyor. Kişi dünyaya gözünü açtığında içinde yaşadığı çevreye göre şekillenen arzularla korkularla ve güdülerle dolup taşıyor. Her birini gerçekleştirebilen insan yok. Ama herkes hepsini gerçekleştirmek istiyor. Bunları gerçekleştirmenin bir yanlış tarafı olduğunu düşünmüyor.

Kişisel Gelişim ve Farkındalık

Güdülerimizin Kaynağına indiğimizde belli bir farkındalık kazandığımızda bunların aslında yapay bir kaynaktan (zihnimizden) geldiğini görebiliriz. Bunu gördüğümüzde, arzuların ateşi o an düşmeye başlar. Korkuların oluşturduğu karanlık perde aralanır ve korkuların yersizliği ortaya çıkar. Kişiyi bir huzur kuşatır. Olması gereken de bu. Farkındalık kazanmak.

Farkındalık kazanmak güdüleme kaynaklarını kurutur. Kişi hiçbir şey yapmak zorunda hissetmez. Başlarda bu böyle sürer. Nerden geldiği bilinmeyen bir tükenmez huzur sürekli akıp gelmektedir. Kişi kendini hayatın akışına bırakır. Çetin olaylar karşısında yapay olarak monte edilen kırılgan direnç göstermez. İçte bir rahatlık olgunluk vardır ve iyiyi de kötüyü de eşit şekilde karşılamaya hazırdır. Başını belaya koyacak karşı konulmaz arzuları yoktur. Onu korkutacak karanlık ve karmaşık kurgular da yoktur. O kimse bu iki kaynağa, daha önce çok fazla değer verdiğini, aslında bunların değersiz olduğunu gördükten sonra, dinginlik huzur sakinlik coşku kendi kendine ortaya çıkar. Zorla ve dışarıdan verilen bir hediye değildir. Tamamen içeriden gelmiştir ve kaynağı sonsuzdur. Kişi kişisel gelişim ve kişisel olgunlaşma sürecinde büyük bir ilerleme sağlar.

Continue Reading

Çabalamak

Kişisel Gelişim, Motivasyon - AysMen - 28 Mart 2019

Kişisel gelişim platformumuzda yine çok geliştirici ve farkındalık yaratıcı konulara değinmeye devam ediyoruz. Bu günkü konumuz Çabalamak…

Çoğu kişi pahalı şeylere sahip olmak ister yani güzel bir ev, hızlı bir araba, güzel görünümlü bir eş ama bunun için çalışmak, çabalamak ve rahatını bozmak istemez.

Zengin olmak ve zengin yaşamak hepimizin hayali, bazılarına bu hayal çok uzak gelir ve bunun bir hayal olduğunu savunup bunun için çalışmak istemezler. Onlar için en güzeli sigortali bir işte kölelik yaparak hayatlarını geçirmek yani bir amaçları olmaması. Hayır beni yanlış anlamayın herkes girişimci yada herkes zengin olacak demiyorum size, böyle bir şey zaten mümkün değil. Bazı İnsanlar da böyle mutlu oluyor. Sözüm bir işte çalışıp para biriktirip sonradan kendi işini kurmak isteyenlere degil yani çabalayanlara değil. Sözüm yıllarca sevmedigi işi yapmayı kabullenmiş KÖLELERE !

Eğer gerçekten rahat yaşamak istiyorsanız bir kaç sene ortalıktan kaybolmayı göze almanız ve bu süreçte sürekli çabalamanız gerek.

Birşeyler yapmamız gerek, çabalamamız ve her zaman daha iyisini hedeflememiz lazım.

SIZLANMA !

Oturup bir köşede sızlanmak gibi aciz hareketler yapacaksan şuan bu Blog’u terk edebilirsin !

Yok şöyle yorgunum yok böyle yorgunum, bahane bulmak isteyene bahane zaten çoktur Makalenin başında da dediğim gibi çoğu insan üşengeçlikten, tembellikten ve kendine güvenememekten zaten bunları göze alıp bir yola baş koymuyor yada bir hedefe yürümek istemiyor.

GÜÇÜNÜ BUL !

Kendini sorgula ve içindeki güç’ü keşfet !

Bu yol uzun olacak belki ama birazcık hırs ve motivasyonla her şeyi başarmak mümkündür. Sadece kendine sorman gereken soru şu;

Ben kimim ? Bundan 5-10 sene sonra nerede olmak istiyorum ?

Bak bu soruları sana ben cevaplayamam. Cevaplaması gereken sensin içindeki güçü bu yazılarla çıkaramam. Ben sadece sana var olan güçünü söylüyorum bunu kullanmak senin elinde ama bana inan ki bu güç’ü bir kez kullandığında her zaman kullanmak isteyeceksin çünkü başarı insana bağımlılık yapar !

Motivasyonun kaybetmemelisin sana ‚Pes etmeyi düşündüğünde neden başladığını hatırla‘ gibi bayatlamış sözler söylemeyeceğim. Çünkü eğer bunları okuyorsan bu sözlere ihtiyacın yok ! İçindeki Canavarı serbest bırak, Motivasyonunu her ne olursa olsun koru ve bir şeyler başarmadan yaşamının değersiz olduğunu, UNUTMA !

Continue Reading

Karar Vermenin Gücü

Kişisel Gelişim, Tavsiye - AysMen - 24 Mart 2019

Kişisel gelişim platformumuzda bazı temel kavramları tanımlamak ve bu kavramların hayatımızdaki etkilerini mercek altına almak için kaleme aldığımız bu yazıda, karar vermenin aslında her şey demek olduğunu göstermek istiyoruz.

Kişisel gelişim yolunda ilerlerken, hayatımızda birçok fırsatlar yakalar ve birçoğunu da ıskalarız. Kaybettiklerimiz için duyduğumuz pişmanlıklar, geçmiş geçmişte kaldığı için hiçbir işe yaramaz. Önümüzdeki fırsatlara odaklanmak daha iyidir. Fırsatlar geldiğinde dik durup risk almak için daha önemli bir güce ihtiyacımız var. O da karar vermenin gücüdür. Karar vermek başarının yarı yolunu almak demektir. En zor olan şey, kişinin karar verme mekanizmasını harekete geçirmektir. Fakat bunu engelleyen birçok faktör var. Geçmişteki başarısızlıklar, öğrenilen çaresizlik, destekleyici finansal unsurların olmaması, başarısızlık durumunda çevrenin tepkisi gibi karar vermeyi etkileyen faktörlerin gözden geçirilmesi gerekiyor. Öncelikle kişi, hayatını başkalarının yönlendirmesine izin vermeden, iyi veya kötü kararları verme sorumluluğunu taşıma gücüne sahip olmalıdır. Bu özgüven marketten satın alınamaz. Hayat sürecinde yavaş yavaş kazanımlarla sağlanır. Hep başarısız olan bir insan için tüm bu engeller dağ gibi büyür. Vasat bir yaşam süren ve inişli çıkışlı bir yol izleyenler için daha az zorluk taşır. Sürekli başarılara alışmış olanlar için ise, karar vermek çok daha kolaydır. Kişinin ;

  • Fiziksel sağlığı yerinde olmalıdır,

  • Duygusal hakimiyeti sağlam olmalıdır,

  • Finansal güç yerinde olmalıdır,

  • Zamanı kontrol etme becerisi olmalıdır,

  • Güçlü bir motivasyonu olmalıdır.

Disraeli der ki; karar verip amacına doğru yürüyen ve kendini bu amaç uğrunda feda edebilen kimselerin önünde hiçbir engel duramaz. Disraeli bu konuda haklıdır. Kararlı olan insanlar, motivasyonu da bu yolla beslerler.

İnatçılık ve Kararlılık Arasındaki İlişki

İnatçılık kararlılıkla karıştırılır ama ikisi farklı şeylerdir. Kararlı insan inatçı değildir, durumun şartlarını inceler ve ona göre strateji değiştirir. Yani akıllıca hareket eder ve amaca giden yolda sabırlıdır duygularına yenilmez. Oysa inatçılık tamamen bir duygu meselesidir, duyguları ile hareket eden insanlar mantığı ikinci plana atabilirler. Bu nedenle kararlı olmak ile inatçı olmak aynı şey değildir.

 

Continue Reading

İradenin Gücü

Kişisel Gelişim, Tavsiye - AysMen - 7 Mart 2019

Kişisel gelişim platformumuzda yine çok geliştirici ve farkındalık yaratıcı konulara değinmeye devam ediyoruz. Bu günkü konumuz iradenin gücü ve dibe vuruş ilişkisi… Tamamen sıfırlanmışken, ve yanınızda sizden başka hiç kimse kalmadığı bir an düşünün. Bir çok insan bu dip noktasına hayatının belli zamanlarında vurmuştur. Öyle bir anda koca evrende yanınızda hiç kimse kalmadığında, işte bu noktada iradenin gücü ya sizde tam olarak ortaya çıkar, ya da hiç ortaya çıkmaz ve siz o dipte kalmaya devam edersiniz. İradenin gücü herkese cömert davranır ama, ona değer verenlere daha cömert davranır. En çaresiz kalınan durumda kişi, “ben bu duruma kendim düştüm, kendim çıkabilirim!” dediğinde fiziksel ve metafiziksel bir şeyler oluverir. Kişi o an için nasıl bu işin içinden çıkacağını açıklayamaz ama çıkabileceğine dair sonsuz bir güven geliştirir. Karar vermiş ve iradesini ortaya koymuştur. Bu noktadan sonra gizemli bir şekilde evrende işleyiş tersine döner. Şans kapıları açılmaya başlar. Küçük ve değersiz fırsatlar, arkasında çok büyük fırsatları saklayarak belirir. Kişi bunları değerlendirme olgunluğuna erişmiştir. Hayat o kişiyi olgunlaştırmıştır.

Dibe Vuruş

Birçok insan için çok korkunç bir durum gibi görünse de dibe vurmak bir dönüm noktası olması nedeni ile ve kişiyi kişisel geliştirme ve olgunlaştırma aracı olduğu için yararlıdır. Dibe vuruş, hayatta hiç kimsenin sözle- kitapla ya da nasihatle öğretemeyeceği şeyleri bire bir görerek ve yaşayarak öğretir. Bu nedenle tüm başarılı insanların ( sıfırdan başlayanlar) hayatlarının bir noktasında bir veya birden çok dibe vuruş zamanları vardır. Bu özel zamanlarda insanlar, birçok şeyin farkına varırlar. Bazı şeylerin değerini çok daha iyi anlarlar.

Her şey yolunda iken İrade Ortaya çıkmaz…

Hayatınızda hiçbir zorluk- direnç yokken sizi zorlayacak kararlar vermeniz gerekmez. Ortaya bir irade koyma ihtiyacı doğmaz. Bu nedenle iradenin tam olarak ortaya çıkabilmesi için böyle dibe vuruş anlarına ihtiyaç vardır.

Beynimizde Algıların açılımı olaylarla gerçekleşir !

Beynimiz ve bilinçaltımız dibi olmayan bir okyanusu andırır. Biz ölünceye kadar dahi ortaya çıkarılmayı bekleyen birçok gizemi vardır. Bu gizemlerin ortaya çıkması kendiliğinden olmaz. Hayatın kurallarından biri de budur. Ya büyük bir travma olur, ya büyük bir kaza –olay deprem ya da sizi çöküşe götürecek bir değişim olması gerekir. Her bir olay, algı dünyamızda yeni bir kapı açar. Bir olayı yaşamadan önceki düşünce ve davranışımız, bir olaydan sonra tamamen değişebilir. Bu yüzden sevgili okurlar, bilgelerin de ifade ettiği gibi, olayların iyisi kötüsü yoktur. Hepsinin bir nedeni ve yararı vardır. Mesela sigara bırakmayı asla başaramayacağını düşünen bir insan, birden bire hastalanır ve doktor kendisinin kanser olduğunu söylediğinde, bu kimsenin algısında yeni benzersiz bir ufuk açılıverir. Kişi o noktadan sonra ölüm korkusu ile mücadele eder. Sigarayı kolayca bırakır. Ama kanser öncesinde asla bu iradeyi ortaya koyamaz. Yani olaylar iradeyi törpüler.

 

Continue Reading

Kişisel gelişim nedir ?

Kişisel Gelişim, Tavsiye - AysMen - 26 Şubat 2019

Kişisel gelişim denildiğinde akla ilk gelen şey kişinin bireysel olarak dış dünyadaki zorluklara karşı direnç geliştirmesi ve inişlere- çıkışlara karşı dayanıklı bir ruh haline sahip olması için gerekli enerjiye ve motivasyona kavuşması anlamında bir takım eğitimler alması akla gelir. Bu nedenle milyonlarca kişisel gelişim üzerine yazılmış kitaplar, düzenlenmiş Seminerler ve televizyon programları vardır. Bu kitaplar televizyon programları ve Seminerler insanlara birtakım faydalı bilgiler veriyorlar ancak herkes aynı şekilde bu yayınlardan yeteri kadar faydalanmayabiliyor. Çünkü kişisel gelişim kavramı psikolojik bir kavramdır. Her insanın geçmişte yaşadığı olaylar farklı etkileri yol açtığı için aynı objeye bakan 10 tane insanın farklı farklı yorumlar yapması mümkün olmaktadır. Her insanı güdüleyecek tetikleyici faktör aynı değildir. Kelimelerin ruhsal yapımızda oluşturduğu derinlik ve sağladığı uyanış aynı değerde olmamaktadır. Yine de dünya üzerinde milyonlarca kişisel gelişim üzerine yazılmış motivasyon arttırıcı milyonlarca kitap kapış kapış satılmaya devam ediyor. Bu da bizlere gösteriyor ki insanlar gerçek bir kişisel gelişim eğitimine ihtiyaç duyuyorlar.

NLP kişisel gelişim Nero Linguistic Programming

Son yıllarda NLP kişisel gelişim Nero linguistic programming adı verilen çok özel bir program ortaya atıldı. Özellikle kişisel gelişim konusunda dünyada ses getiren Anthony Robbins isimli yazarın yazdığı 4 farklı kitap birçok insanın dünyasını değiştirmeyi başardı. Olaylara bakış açısını değiştiren bu kitaplar Aslında insanın içindeki potansiyelin her türlü sorunun üstesinden gelebilecek kadar büyük olduğunu vurgulamaktan başka bir şey yapmıyor. Öyle ki Anthony Robbins kişisel gelişim seminerlerinde uyuşturucu bağımlıları alkol bağımlıları gibi zor durumdaki insanları kor halindeki ateşin üzerinde yürütecek kadar motive edecek bir yeteneğe sahip olduğundan bu insanların yaşamında büyük değişimler olmasına yol açtı. İnsanlar kendi kendilerine ateşte yürüyebiliyorsam içkiyi de bırakabilirim ya da kumar veya uyuşturucuyu bırakabilirim düşüncesine kapıldılar ve bu düşünce ile gerçekten bu zararlı alışkanlıkları bırakmayı başardılar. Anthony Robbins kendisi şişman uzun boylu küçücük bir odada büyük bir sefalet içinde yaşamını sürdüren fakat güçlü hayalleri ve güçlü motivasyonu olan bir insandı. Şu anda bu insanın 900 milyon dolardan fazla serveti var. Kitapların gelirleri ile ve seminerleri ile elde ettiği kazancı borsada değerlendirerek katlayan Anthony Robbins herkesin kendisi gibi büyük bir potansiyele sahip olduğuna inanıyor. Fakat bu potansiyeli harekete geçirecek kıvılcıma ihtiyaç duyduklarını çok iyi kestirmiş bir insan olarak sürekli bu motivasyonu arttıracak kitaplar yazmaya devam ediyor

 

Continue Reading

Motivasyon ve Kalıcı Değişim

Kişisel Gelişim, Motivasyon - AysMen - 25 Şubat 2019

Kişisel gelişim eğitimlerine yer verdiğimiz bu platformda siz değerli okurlarımızın çok iyi bir şekilde gelişim sağlaması ve farkındalık kazanması amacı ile; kişisel gelişim alanına giren bir çok konuda sizlere bilgi vermeye devam edeceğiz. Bu günkü yazımızın konusu motivasyon ve kalıcı değişim konusudur.

Motivasyon enerjiyi tetikleme adına yapılacak tüm eylemleri kapsar. Bir işe girişirken kararsız ve ürkek olan birini motive etmek, o kimsenin harekete geçmesini sağlayabilir. O kimse işe giriştiğinde tüm kaygılarının aslında yersiz olduğunu aşama aşama bizzat görebilir. Fakat her insanda kazanılan motivasyon, kalıcı olmayabilir. Bunu beslemek için daha derinlere inmek gerekiyor. Motivasyonu kalıcı hale getirebilmek için, öncelikle kişinin kendisine hedeflerinin ve kazançlarının aşama aşama gösterilmesi ve buna inandırılması gerekiyor. İkinci olarak kişi, kendisinden beklediği performansı yeniden değerlendirmek zorunda ve beklenti çıtasını yükseltmek zorundadır. Her şey kişinin kendisinde başlar ve biter.

Kendinize bir not defteri alın ve liste yapın !

Yaşamınızın bu güne kadarki kısmında pek de mutlu olmadınız. Bunu değiştirmenizin zamanı geldi geçiyor. Neyi isteyip neyi istemediğinizi listelemeniz gerekiyor. Listelemek daha iyi görmenizi sağlar bu da kararlı biri olmanıza yardımcı olur. Motivasyon bu şekilde süreklilik kazanabilir.

Örneklere bakın.

Daha önce pek bir başarı göstermemiş olan fakat kendini değiştirmeye karar verdikten sora bir çok şeyi değiştirme gücünü elde eden insanların hayatına bakın. Onları örnek alarak nasıl bir yol izlediklerine bakmakla işe başlayabilirsiniz. Sonunda onlar da sizin gibi birer insan ve onların da birer kırılma noktası olmalı. Fakat onlar kendilerinden beklediği gücü ve potansiyeli fazlalaştırdılar. Bir insan nasıl bakarsa öyle görür derler. Bu doğru bir kelimedir. İnsan çaresiz ve başarısız olduğuna bir kez inanırsa, tüm dünya bu adama başarılı bir iş yaptıramaz. Aksi de mümkündür, bir insan bir işi başarmayı kafasına koyduysa onun aşabileceği engelleri hayal bile edemeyiz. O yüzden işinize yarayacak örnekler sizin motivasyonunuzu besleyeceği için onları dikkatle seçerek inceleyin.

Başarısızlık sadece bir duraktır

DC elektriği bulan Edison, elektriğe gitmeyen bin üzerinde yol buldu. Herkes onunla dalga geçip alay ettiğinde, onun cevabı şöyle olmuştu: Elektriğe gitmeyen bin yol buldum, elektriği bulmak isteyenler, bu yolları kullanmadan daha hızlı ilerleyebilirler. Bir işe girişirken başarısız olduğunuzda yeni bir strateji belirleyebilirsiniz. Neyi nerede ve nasıl yanlış yaptığınızı ortaya koyun. Sorun elemanlarınızda ise gözlerinin yaşına bakmadan değiştirin. Sorun sizde ise kendinizi değiştirin. Başarıya giden yola ilk adımı attıktan sonra, binlerce inişli çıkışlı dar-geniş yollarla karşılaşacaksınızdır. Bu da hayatın bir kuralıdır. Önemli olan, yılmadan devam etme güdüsünü azmini taşımak, motivasyonu zedelemeden ayağa kalkabilmektir.

 

Continue Reading

Her nereyi düşlüyorsan, oraya aitsin !

Kişisel Gelişim, Motivasyon, Yaşam Tarzı - AysMen - 26 Kasım 2018

Aklındaki o yer neresiyse ve kendini nereye ait hissediyorsan işte tam ’da oraya aitsin yani her nereyi düşlüyorsan, oraya aitsin yada aitsindir ve farkında değilsindir. Belki istemediğin bir işte çalışıyorsun veya istemediğin bir hayatı yaşıyorsun ama bunun sorumlusu da sensin zaten ama bunu da söylememe gerek yok çünkü bunu zaten biliyorsun istemediğin bir işte çalışıp aslında hep hayalin olan o işi düşlüyorsan, hatta her sabah o yataktan öfkeyle oflaya puflaya kalkıyorsan. İşte sen o is `e ve iş yerine ait değilsin !

Bunun için çok az insan bir şeyler yapıyor peki sen yapacak misin ? Yoksa ÖMRÜN boyunca her gün istemsizce kalkıp o işe mi gideceksin ? Bu senin hayatin onun bunun şunun Annenin, Babanın değil ! Onların istediklerini yapmak zorunda değilsin ! Veya şuan çalıştığın işi ! Veya şuan Okuduğun bölümü bunları yapmak zorunda değilsin !?

Bu sözü sakin unutma Her nereyi düşlüyorsan, oraya aitsin çünkü insan ancak mutlu olduğu ve severek yaptığı işte başarılı olur ! Düşlerindeki yeri hedefle şimdilik belki istemediğin bir işte çalışıyor veya istemediğin bir bölüm’ ü okuyor olabilirsin ama bunu köprü olarak mi görüyorsun yani bitince hedeflerin için para biriktirme ve benzeri şeyler gibi mi yoksa gerçekten ömrün boyunca o işi mi yapmayı ? Bunu kendine sor ve hiçbir zaman hiçbir şey için geç olmadığını da unutma!

Büyük başarılar zaman alır senin ise tek yapman gereken düşlediğin ve ait olduğun o yer için savaşmak. Belki bu sadece iş hayatında değil hatta özel hayatta bile olabilir belki bu şehirde değil de başka bir şehirde yaşamak istiyorsun bunun içinde savaşmalısın ! İstemiyorsan sevmiyorsan GIT ! Nasıl gidelim elimiz kolumuz bağlı diyenlere iki çift sözüm var. Yapamam diye bir şey yoktur bu o düşlediğiniz şeyi ne kadar çok istediğinizle alakalıdır yani bunu gerçekten istiyor olsaydın şuan bile bunu okumak yerine o g*tünü kaldırıp düşlediklerin için uğraşırdın !

Ee hala duracak mısın ?

Continue Reading

AysMen Story -2-

Kişisel Gelişim, Yaşam Tarzı - AysMen - 18 Kasım 2018

AysMen Story 2’ye Hoş geldiniz dostlarım. AysMen Story 1’i okumadıysanız okumak için tıklayın. İyi Okumalar ve iyi gezinmeler 🙂


Bizim diğerleri gibi bir ton dostumuz olmadı, elimizden tutmadılar hatta tutmadıkları gibi yıkmaya çalıştılar. Bizden nefret ettiler oysaki onlara bir şey yapmadık. Kendi işimizle meşgul olduk ama düşman oldular, saygı göstermediler, inanmadılar, güvenmediler herkesi aralarına aldılar bizi almadılar. Bizler sevilmeyen çocuklarız ama işte bugün beni AysMen yapanlar bunlar içimdeki çocuğu, neşeyi öldürdüler… Sevinci mi, Aşkımı öldürdüler. Güvendim güvenimi kırdılar…Sürekli saldırdılar boş günüm geçmedi sürekli bir savaşın içindeydim. Ama yılmadım gerçekten pes edecek anlarım çok oldu ama yinede pes etmedim. Bugün olduğum konuma kendi tırnaklarımla ulaştım ve halen tek hedefim dahada yükselmek. Çünkü Başarı en güzel intikam biçimidir !

Tabi ki hala nefret ediyorlar bizden başardıkça yükseldikçe nefretleri dahada çoğaldı her yandan saldırdılar, yoluma taşlar koydular ama durmadım. Vücudum pes edecek raddeye gelmişti ama durmadım. Asla’da durmayacağım !

Bugün soğuk biriysem bunun sebebi duygularımı yok etmeme sebep olanlardır ama sakın her şeyini kaybetmiş soğuk  biri olarak görme beni ben artık YENİLMEZİM ve korkum yok.

‚Artık korkun kalmadı, özgürsün…‘

V

Bana yapılanların bedeli olmayacak mı peki?…tabi ki olacak !

‚Verilecek tek karar intikamdır. Bir kan davası, ve bir amacı var boşuna değil. Değerler ve dürüstlük vakti geldiğinde kazanacak, ve zulüm son bulacak biliyorum.‘

V

Önlerinden geçerken gözlerindeki nefreti görüyorum ama bu nefretin tek sebebi kıskançlık ama bilmedikleri şey o nefret dolu bakışların beni dahada güçlendirdiği !

Başladığımızı sanıyorlar ama biz daha başlamadık !

Continue Reading

BIZLER FARKLIYIZ !

Kişisel Gelişim, Motivasyon - AysMen - 14 Kasım 2018

Eğer sık sık kafan karışıyorsa, içinde bulunduğun durumu sorguluyorsan ve daha farklı bir hayat istiyorsan bu iyi bir şey.

Çünkü yalnızca ölü balıklar akıntıyla aynı yönde giderler.

Kolay yolu değil ! Zoru seç ve ilerle !

Sana Silah tutsalar bile baş koyduğumuz yoldan dönmek yok !

AysMen prensiplerin’de diğerleriyle aynı olmak gibi bir lüksümüz yok. Basit yollar değil basit seçenekler değil, zor yollar zor seçenekler bizim !

Bizim tek korkumuz var oda şu „Sıradan olma korkusu. Yüreğimizde bulunan tek korku !“ bizler farklıyız dostlarım çoğumuz farklı zorlukları atlatarak bir yerlere ulaştık yada ulaşmaya çalışıyoruz emin olun ki benim hayatımda hiç kolay değildi hatta hala kolay değil hala savaşıyorum. Ama olması gerekende bu bizler savaşçıyız ve bahanelerimiz YOK ! asla olmayacakta. Farklıyız çünkü diğerleri gibi her şeyi kabullenmedik ! Hayat bu kadar standart ve sıkıcı olamaz oku,çalış,evlen,çocuk yap gerçekten hayat bu mu?

Bakın dostlarım bizim yolumuz diğerleri gibi kolay olmayacak onlar gibi şanslı felan da olmayacağız. Neye sahipsek savaşarak aldık ve alıcaz !

Ve şimdi sen bunu okuyan kardeşim kendini silkele ve kendine gel !

Bizler FARKLIYIZ ve hedeflerimiz uğruna her şeyi feda etmeye hazırız !

Peki ya SEN ? AysMen prensipleriyle bu savaşta bizimle misin ?

Pes etmek bizim DNA’mız da YOK !

Ve şunu asla unutma; Geçmişin ne kadar zor geçtiğinin bir önemi yok, Her zaman yeniden başlayabilirsin !

Continue Reading

AysMen Story -1-

Kişisel Gelişim, Yaşam Tarzı - AysMen - 13 Kasım 2018

Merhaba sevgili okuyucularım. AysMen Story diye başlattığım bu Makale grubu benim sıkıntılı ve zor zamanlarımda yazdığım birkaç kısa hikayemin ve düşüncelerimi kaleme sonra da Blog’a geçirdiğim ufak bir kategori gibi bir şey. Sizi de motive edeceğini düşünüyorum. İyi okumalar 🙂


Beni AysMen yapan kısa Hikayelerden birisi yani ! AysMen Story 1 !

Ben yağmurlu fırtınalı yollardan geldim.

Ne sizin gibiyim nede sizin gibi olacağım.

Sizler gibi kolayı veya parayı görmedim.

Her günüm zorlukla geçti !

Sizin gibi rahat olmadım !

Sizin gibi geniş veya gevşek olmadım.

Sizin gibi yetişmedim.

Sizinle aynı yerden gelmedim.

Ben bataklıktan çıktım.

Hemde nasıl biliyor musun ?

TEK BAŞIMA !

Senin yanında onlarca insan varken ben tek başıma çıktım.

Sahip olduğum her şey için savaştım ve kendim aldım.

Sizin gibi anne veya baba parası yemedim.

Ben dostça yaklaştıkça bana düşman oldunuz !?

Bu yüzdendir ki nefretim büyük !

Benim yaptıklarımı gördünüz ve görmeye de devam ediyorsunuz !

Ve s*kik sizler bana bir kelime felan edemezsiniz istediğimi yaparım istediğimi yaşarım bundan 5 sene öncesinde yanımda değildiniz şu anda değilsiniz yani bana bir şeyler söylemeye yüreğiniz yetmez !

Ha bu arada merak etmeyin zaten çoğunuzu ezdim geçtim az daha sabredin yakında hepinizin ipinizi çekicem az kaldı !

AysMen

Continue Reading

Acaba Modern Kölemiyiz yoksa Kendi Isteklerimizin Kölesi mi ?

Kişisel Gelişim, Tavsiye, Yaşam Tarzı - AysMen - 12 Kasım 2018

Acaba Modern Kölemiyiz yoksa Kendi Isteklerimizin Kölesi mi ? kendine bu soruyu sormaktan ÇEKİNME !

Bu Soru son günlerde aklımı çok karıştırmaya başladı arkadaşlar. Acaba Modern Köle miyiz yoksa Kendi İsteklerimizin Kölesi mi ?

Şimdi ilk bakışta herkes Modern Köleyiz deyip geçecektir. Ama işin aslına bakıldığında durum öyle değil.

Şimdi yandaki şemaya bakıldığında Özgür olmadığımızı görüyoruz.

İnsanoğlunun %80’i 8 ile 10 Saat arasında çalışmaktadır.

Buna kıyasla sadece 6 ile 8 Saat arasında uyumaktadır. Yani çalıştıkların’dan az uyuyor insanların %85’i

İşten+Uyku’dan geriye kalan süre ise boş yani özgür olduğunuz kısım. Evet yanlış okumadınız gerçekten ÖZGÜR olduğumuz hatta olduğumuz tek kısım.Peki ya gerçekten bu örnekteki 4 Saat ÖZGÜRLÜK mü ?

Bunu basit bir örnekle kolaylaştıralım.

4 Saat Boş Vaktiniz var.

1 saat işten sonra dinlediniz diyelim sonrasında 1 saat spora gittiniz ve sonrasında 1 saatte kitap okusanız yada benzer aktiviteler yapsanız bunlara bilgisayar veya Playstation oyunları da dahil. 3 saatiniz bitti bile. Geriye kalan 1 Saatiniz’le ne yapmak istersiniz ? Karınızla yada ailenizle güzel bir yemek ? yada çocuklarınız varsa onlarla vakit geçirmek ? Yada hem çalışıp hem okuyorsanız ders çalışmaya ? Bu son 1 Saatiniz’de bitince kendi kendinize ne yaptım ki şimdi ? Off, yarın tekrar çalışacağım diyeceksiniz…

Gelelim son Maddemize 2 saatlik yol. Bu veriler ortalama verilerdir tabi ki herkes’in iş yeri 2 saatlik mesafe’de değil sonuçta. Bu 1 saat yada 30 dk’da olabilir. Ama yinede zaten köle olmak için tıpış tıpış gittiğiniz bu 1 yada 2 saatlik yolun ne önemi var zaten kendiniz için değil !

Hooop ne diyorsun kardeşim ? Tabi ki de kendim için diyenleri duyar gibiyim. Hayır arkadaşım kendin için değil PARA için !

İşte tam bu nokta’da aklıma takılan soru şu acaba bizler modern köle miyiz ? yoksa kendi isteklerimizin gerçekleşmesi için köle olmayı kabul eden köleler miyiz ?

 

Emre Yılmaz´ın Genç bir iş adamına Kitabında’da dediği gibi

“Ne garip, eskiden insanları zorla köle yapardık. Şimdi seve seve geliyorlar. Kapitalizmin en göz kamaştırıcı başarısı budur.“

İnsanlar kendi istek ve arzularını gerçekleştirmek için köleliği kabul etmiş durumdalar.

İstediklerini gerçekleştirmek için ne lazım ?

-PARA

Para neyle elde edilir ?

-KÖLE GİBİ 8 İLE 10 SAAT ÇALIŞARAK !

Bir ev, bir araba,kendimize ve çocuklarımıza iyi bir gelecek isteriz ama aslında bu sadece bu sistemin kafanızda oluşturduğu İlizyondur.

Sizce de aslında istediklerimiz için köle olmuyor muyuz ?

Can Yücel ne güzel demiş;

“sabah 09.00, akşam 18.00. sonra başka mecburiyetler. sıkışıp kaldık. sırf yeme, içme, barınmanın bedeli bu kadar ağır olmamalı. hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz. bir ömür karşılığı bir ömür yani. ne saçma.”

Bu makalemi de şu son sözümle bitirmek istiyorum;

Kölelik yaparak kazandığın paraları, paşa gibi yedikten sonra tekrar köle gibi çalışmaktır aslında bu saçma düzenin tek amacı !

-AysMen

Continue Reading

Hayatınızı daha iyi bir şekle getirin !

Kişisel Gelişim - AysMen - 12 Kasım 2018

Hayatınızı daha iyi bir şekle getirmek ve başarılı olmak o kadar abartıldığı kadar zor değil efenim !

Duyan’ da Atom parçalamaktan zor sanacak bu yüzden sizlere 10 başarı sırrını açıkladım bunları yaparak hayatınızın düzenli sizin ise başarılı olacağınızı göreceksiniz !

KİŞİSEL GELİŞİM TEK HEDEFİMİZ-

1-Anın tadını çıkar ve içinde mutlu ol.

Çoğu insan kendi kendine acı çektiriyor çünkü kendileri ya gelecekte yasayarak gelecekten korkuyorlar yada geçmişe takılı kalıp yaptıkları hatalara çok düşünüyorlar.Bunun yerine, burada ve şimdi mevcut olmayı öğrenin ve anın tadını çıkarın. Ancak o zaman gerçekten mutlu olabilirsiniz! Her şeyin tadını çıkarın tabi ki insan her zaman gülemez ama yan tarafında bir eğlence varken sen ayrılıp köşe de ağlayacak misin yani

2-Hedeflerinizin ve hayallerinizin neler olduğunu bulun !

Dünya hayatı boyunca plansızca yönlendirilen insanlarla dolu. Kim olduklarını ve nereye gittiklerini bilmeyen insanlar. Bu insanlardan biri olmamalısın, çünkü bu insanların mutlak çoğunluğu mutsuz ya da mutsuz olacak! Başarısızlıktan bahsetme! Bunun yerine, hedefleriniz ve hayallerinizin neler olduğunu öğrenin ve bunları gerçekleştirmek için gereken her nefesi kullanın.

3-Tutkunuzu bir meslek haline getirin.

Baştan beri sevmediğimiz şeyden kurtulmak için çok zor, neredeyse imkansız olduğunu düşünmeye karar verdik. Sonuç, Pazartesi sabahı hafta sonunu zorlukla bekleyebilen insanlarla dolu, çünkü işlerinden nefret ediyorlar. Sınırlayıcı inançlarınızın sizi bir para kölesi yapmasına izin vermeyin ve sizleri dayanamayacağınız bir işe mahkum etmesine de. Sevdiğin şeyi yapabileceğin bir hayatı yönetmenin bir yolunu bul!

4-Asla büyümeyin ruhunuz hep çocuk kalsın !

“Büyümek zorundasın!” yani çevirmek gerekirse “Sonunda sosyal sözleşmelere ve konvansiyonlara veya sosyal kondisyona boyun eğmelisin.” İçindeki çocuğun içeride ölmesine izin verme çünkü diğerleri zaten bunu yapıyor. Seni düzeltmek ve sonuçlarla sizi tehdit etmek için sizi teşvik etmeye çalışacaklar. Bırak onları! Bırak onlar onu yapsın.

5-Kendini geliştirmeyi asla ihmal etme !

Hayatın kişiliğinin mükemmel bir yansıması. Gelişmemiş bir kişilik, gelişmemiş, acı verici ve mutsuz bir yaşam anlamına gelir. Aynı zamanda, kişilik gelişimi konfor bölgenizin dışında başlar. Sizin için kolay ve tanıdık olanın dışında. Bu nedenle, evrimleşmeye devam ederken ilk başta garip, nahoş ve acı veren şeyler yapmaya başlayın. Biliyorum bu zor! Ama seni mutlu edecek!

6-Hayalindeki vücuduna kavuş.

Vücudumuzla ilgili olan şey, hayatımızda sadece bir kere sahip olmamızdır. Şok edici olan ise çoğu insanın bu gerçeğin farkında olmakla birlikte, yaşadıkları sürece vücutlarını kötüye kullanmak ve kirletmek için her şeyi yapıyorlar. Bu insanlardan biri değil misin? O zaman bunun yerine vücudunuza iyi bakın. Onu eğitin, eğitin, sağlıklı besleyin ve gurur duyduğunuz ve doğuştan gelen gücü yayan bir görünüm oluşturun.

7- Alışkanlıklarınızın ustası olun.

Alışkanlıklarımız sonuçlarımızı şekillendiriyor. Aynı şeyi tekrar tekrar yaparsanız, hep tekrar tekrar aynı sonuçları alırız. Soru şu: tüm alışkanlıklarınız gerçekten yararlı / sağlıklı ve hedeflerinize ulaşmada size destek oluyor mu? Bahse girerim bunu yapmıyorlar değil mi ?! Böylece alışkanlıklarımızın nasıl çalıştığını, yeni ve sağlıklı alışkanlıkların nasıl şekilleneceğini ve eski ve olumsuz alışkanlıkların nasıl kırılacağını öğrenin. Yaşamınızın efendisi olmak için alışkanlıklarınızı ve rutinlerinizi kontrol etmeyi öğrenin.

8- Kendi kurallarınızı ve sınırlarınızı oluşturun.

Bu biraz saçma, ama gerçek bir özgürlük ve bağımsızlık yaşamanın tadını çıkarmak için, kendinize bazı prangalar empoze etmeyi öğrenmelisiniz. Yalnızca sizin için olan ve hedeflerinize yaklaşma amacına hizmet eden kurallar ve yönergeler oluşturmayı öğrenmelisiniz. Hedeflerimize ulaşmak ve bunu yaparken özgür ve mutlu hissetmek için bazen bu kurallara ve sınırlara ihtiyaç vardır. Bizi hedeflerimize doğru yönlendiren onlar.

9- Kendinizle vakit geçirin ve sevmeyi öğrenin.

Yalnızlık’tan kaç insanın korktuğu beni şok ediyor. Onların savunmasında, tek başına olma durumunu münhasıran olumsuz bir şey olarak görmek için toplumsal olarak koşullandırılmış olduğumuzu söylemeliyiz. Yalnız, en azından çoğu insan öyle olduğunu söylüyor, kaçınılması gereken acı veren bir şeydir diyorlar. Ama gerçek şu ki, sadece kendimizi yalnız bulabiliriz! Sadece kendimizle zaman geçirdiğimiz zaman, içsel benliğimizi keşfederken gerçekten kim olduğumuzu ve ne istediğimizi öğrenebiliriz. Bu nedenle, kendinizi bulmak için zamanınız olan yaşamınızda özgür alanlar yaratın!

10- Başarı ve mutluluk için çalış !

Üniversitelerimizde size çok daha fazla ya da daha az ilgi çekici ve faydalı şeyler öğretecek sayısız lisans programları var, ancak “Başarı ve Mutluluk Bilimleri” derslerini hiç duymadım. Burada bahsettiğim şey, elbette, hayat boyu süren kendi kendine çalışma.Benim görüşüme göre, tüm ödüllerin en yüksek derecesine sahip olan başarılı ve mutlu bir hayat. Bu yüzden, nasıl başarılı ve mutlu olabileceğinizi öğrenmek ve anlamak için başarı ve mutluluğu araştırmaya başlayın.

Continue Reading

Kendinize Değer Verin !

Kişisel Gelişim - AysMen - 12 Kasım 2018

Veee iştee başlıyoruzzz ve bu benim ilk Makalem Konumuz ise ŞU Kendinize değer Vermeniz !

Öncelikler herkese merhabalar efenim benim adim Koray ve bu Kişisel Gelişim Blog’um için ilk Makale‘m neden böyle bir konu üzerinden başladım çünkü bugüne kadar tecrübelerim‘ de ve tanıştığım bazı insanlar da eksik olan şeyin aslında bizim için en önemli şey olduğunu gördüm, tartıştım ve anladım.

Bizler yani İnsanoğlu herkesin dediğine göre saçma bir sistemin içindeyiz yani doğuyoruz, çalışıyoruz ve ölüyoruz bu sistemin gerçekliğiyle ve benim fikrimle ilgili bu Makalem’de tartışmayacağım başka yazılarda inşallah bakalım. Konumuza dönecek olursak İnsanlar piisjj insanlar naaalettt demeyeceğim tabi ki 😀

Ama İnsanlar MAL ! Evet doğru okudun İnsanlar MAL ! Her şeyden önce en değerli kisinin kendileri olduklar ini hep unutuyorlar bunların içinde sende olabilirsin veya yakın bir tanıdığın aslında hayatınızın değerini de unutuyorsunuz ! Başkalarına kendinizden çok değer vermeyi o kadar çok seviyorsunuz ki sonunda harap olan hep siz oluyorsunuz ! Şimdi içinizden ya kardeş sen bizim ne çektiğimizi nelerle uğraşıyor olduğumuzu nerden bileceksin diyorsunuz deme ?? Söyleyeyim canim kardeşim benim çünkü hepimizin olayı bu aslında insanları nesneleri ve bu dünyayı çok önemsiyoruz.

Acılar çekiyoruz, ağlıyoruz, sızlıyoruz, gülüyoruz, içiyoruz, eğleniyoruz ama günün sonunda hatta gecenin sonunda hep tek kalıyoruz sende kalıyorsun öyle değil mi ? İçip kendini dağıttığın bir partinin sonunda yine yalnız kalmıyor musun ? Kalıyorsun ! Bende kalıyorum merak etme…..İşte o anlarda insanin kafasının dank etmesi lazım aslında her zaman için yalnız kalma riskinin olduğunu buna risk diyorum ama zaten çoğumuz yalnızız….Eski sevgilin yada değer verdin ne varsa kaybedince elbette üzülebilirsin ama bu kendini kaybedeceğin mahf olacağın anlamına gelmez zaten oluyorsan kendine değer vermiyor sundur bir kız için yada bir erkek için alkol alıp köşelerde sızıp hayattan vazgeçiyor sanız siz ona değer değil kendinize değer vermiyorsunuz demektir !

Zaten insanoğlu‘nun döngüsü bu tabi ki bir şeyler yaşayacaksın sevgililerin olacak ağlayacaksın, acı çekeceksin ama en sonunda kendini düşünmek zorundasın ! Herkesten önce kendine değer vermek zorundasın !

O,Su,Bu kimseye değil kendine tabi ki de beni yanlış anlamayın sakın kendinden sonra Ailene annene babana kardeşine ki onlar zaten kendiliğinden gelen şeyler sen kendini hele bir sev, geç aynaya bak kendine sen güzelsin ya bunu neden diyorum biliyor musun ? Bak bunu okuyan sana diyorum seni tanımıyorum bugüne kadar ne yaşadın bilmiyorum belki çok iyi belki çok kötü bir insansın ne olursan ol sen niye güzelsin biliyor musun ? Çünkü İnsansın ve yapabileceklerinin siniri yok sence de bu çok güzel bir şey değil mi ? Tüm bu güzelliğin içinde sen neden kendinden çok başkalarına değer veriyorsun ?

Peki ne yapmalı ?

Artık kendinden çok başkalarını sevmekten vazgeç ! Artık kendinize değer verin !

Dipnot: İnan bana bende yaşadım bir kız yüzünden kendimi harap ettim ama sağ olsun onun sayesinde bu yazdıklarımın farkına vardım sana tek tavsiyem GEÇ OLMADAN SENDE FARKINA VAR !

Continue Reading